Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6796 E. 2009/9077 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6796
KARAR NO : 2009/9077
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araç ile davalıların malik, sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçların kusurlu olarak karıştıkları trafik kazası sonucu, davacı aracının hasara uğradığını belirterek, 6.331.00 YTL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tan Oto Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan aracın, müvekkili şirket ile Aks Araç Kiralama ve Taş. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 27.01.2005 tarihli sözleşme uyarınca üç yıllığına kiraya verildiğini ve işleten olmadıklarını bildirerek, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
Davalı … cevap dilekçesinde, kusuru ve tazminat miktarını kabul etmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketleri vekilleri cevap dilekçelerinde, gerçek zarar miktarından, sigortalının kusuruna göre ve poliçe limitinden sorumlu olduklarını savunmuştur.
Diğer davalılar, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davalı Tan Oto Ltd. Şti. araç işleteni olmadığından, hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine; diğer davalılar aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile, 4.000.00 YTL’nın, sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar Refik, HDI Sigorta A.Ş., Servet, Burakhan Ltd. Şti. ve Ergoisviçre Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketleri poliçe limitinden sınırlı sorumlu olarak), fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı Tan Oto Ltd. Şti.’nin, işleten sıfatının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı KTK.’nun hükümlerine göre; trafik kaydı “işletenin” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, kazaya karışan … plakalı araç, davalı Tan Oto Ltd. Şti. adına kayıtlı olup, kazadan önce 27.01.2005 tarihli “Otomobil Kiralama Filo Yönetimi Hizmet Sözleşmesi” uyarınca, 36 ay süre ile Aks Araç Kiralama ve Taş. Tic.Ltd. Şti.’ne kiraya verilmiş ve 04.02.2005 tarihinde kiracıya teslim edilmiştir. Buna ilişkin sözleşme ve araç teslim belgesi dosyaya sunulmuştur. Ne var ki, bu konuda sunulan deliller üçüncü kişileri bağlayacak nitelikte ve güçte değildir. İbraz edilen belge ve deliller değerlendirilirken, özellikle zarara uğrayanların haklarına halel getirecek bir sonuç yaratılmamalıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde göz önünde bulundurularak, davalı Tan Oto Ltd. Şti., aracını ihbar olunan Aks Araç Kiralama Taş. ve Tic. Ltd. Şti.’ne kiraladığına göre, taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalı Tan Oto A.Ş.’nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
3-Kabule göre, davacı vekili, … plakalı aracın tescil kaydına göre, maliki Tan Oto Ltd. Şti. aleyhine dava açmış olup, aracın üçüncü kişiye kiraya verildiğini ve işletenlik sıfatının devredildiğini bilebilecek durumda olmadığından, bu davalı aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddedilmesi halinde, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.