YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5995
KARAR NO : 2008/10492
KARAR TARİHİ : 16.10.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, güneş sistemlerinin kaldırılması, 500 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın güneş enerji sistemlerinin kaldırılması yönünden kabulüne, tazminatlar yönünden ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, davalının mimari projeye aykırı olarak anataşınmazın terasına güneş enerjisi ısıtma sistemi kurduğunu, bunun su sızdırmasından dolayı dairesinin zarar gördüğü gerekçesiyle bu sistemin kaldırılmasını, uğramış olduğu zarar nedeniyle 500 YTL maddi, 500 YTL manevi tazminat istemiştir.
Mahkemece güneş enerji sisteminin kaldırılmasına, maddi-manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; projede yer almasa bile tüm kat maliklerinin onayının alınmasına gerek görülmeksizin anataşınmazın ortak yerlerinde güneş enerjisi sisteminin kurulmasına belli koşullarla izin verilmektedir. Bu koşullar; sistemin tekniğine uygun olarak inşa ve monte edilmiş olması, zarar verici durumların giderilmesi için her türlü önlemin alınmış bulunması, bu tesisin bağlı olduğu bağımsız bölüme özgülenen arsa payına tekabül eden orandan fazlasını kapsamaması, anayapıdaki tüm bağımsız bölümler için çatıda aynı tesisin kurulması durumunda herbirine yeterli alanın bulunması ve bu tesislerin hiçbir şekilde anayapıya (yapının taşıyıcı sistemlerine ve bağımsız bölümlere) zarar vermemesi gerekir.
Somut olayda, bilirkişinin yerinde yaptığı inceleme sonucu düzenlenen rapor ve ekraporunda, dava konusu edilen güneş enerji sisteminin bağlı olduğu bağımsız bölüme özgülenen arsa payı oranını aşmadığı, binanın statiğini tehlikeye sokmadığı, alt kata sızan suların önlenmesi için ise ayaklarının çevresinin izolasyonun iyi yapılmadığı ve … sebebiyle akıntı olabileceği, ayrıca çatının mahyalarının ve kiremitlerinin aralarının açık olması nedeniyle bu haliyle çatıya monte edilen sistemlerin binaya zarar verir nitelikte olduğu belirtilmiş; ancak, bu yerde tüm bağımsız bölüm maliklerinin aynı tesisi kurması için hepsine yetecek alanın bulunup bulunmadığı, sistemin tekniğine uygun yapılmış olup olmadığı ve zarar verici durumların giderilmesi için her türlü önlemin alınmış olması konusunda herhangi bir inceleme ve açıklama yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, bu yerde tüm bağımsız bölüm maliklerinin aynı tesisi kurması için hepsine yetecek alanın bulunup bulunmadığı ve sistemin tekniğine uygun yapılmış olup olmadığı, zarar verici durumların giderilmesi için her türlü önlemin alınmış olması hususu bilirkişiye mahallinde yeniden incelettirilip ek rapor alınmalı ve buna göre tüm koşulların gerçekleştiğinin anlaşılması durumunda bilirkişinin esas raporunda önlem olarak öngörülen güneş enerjilerin L profilden yapılan demir ayaklarının çevresinin izolasyonun iyi yapılması için davalıya uygun bir süre tanınmalı, bu eksikliklerin yerine getirilmediğinin tespit edilmesi halinde terasta bulunan ve davalıya ait olan güneş enerji sisteminin kaldırılmasına karar vermek gerekirken eksik incelemeyle güneş enerji sisteminin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.