YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2286
KARAR NO : 2022/10823
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Asıl ve birleşen davada, davacılar vekili; davalıların işeteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıların oğlu/ kardeşi …’ya çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, anne baba için 1.000,00’er TL. destekten yoksun kalma tazminatı ve 150.000,00’er TL. manevi tazminatın, diğer davacı kardeşler için 15.000,00’er TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili; kazanın davacılar yakınının kusuru nedeniyle meydana geldiğini, istenen tazminatların fahiş olduğunu, birleşen davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacıların maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine; manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı … ve… için 10.000,00’er TL. ile diğer davacılar için 2.000,00’er TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat; birleşen dava ise, aynı nedene dayanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 44/1. maddesi ile, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde yer alan 40.000,00 TL. tutarındaki temyiz sınırı, 01/01/2021 tarihinden itibaren 78.630,00 TL’ye yükseltilmiştir.
Davacı taraf, birleşen davada herbir davacı için 15.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; davacılar için 2.000,00’er TL, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm altına alınmış; davacılar ve davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce başvuruların esastan reddine karar verilmiş; davacıların 13.000,00’er TL’lik manevi tazminat isteği reddedilmiş; bu karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
İhtiyari dava arkadaşı konumunda olan davacılardan her biri için reddolunan manevi tazminat miktarlarının, yukarıda anılan (78.630,00 TL’lik) sınırın altında kaldığı ve temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 01/06/1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay’ca da karar verilebileceğinden; davacılar vekilinin temyiz isteminin, istinaf mahkemesi hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle, davaya konu kazadaki kusur oranlarını, olaya ve dosya kapsamına uygun biçimde saptayan uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-6098 sayılı TBK’nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu asıl dava davacılarının oğlu …’nın ölümü nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; ölenin davacılara olan yakınlığı dikkate alındığında oluşan zararın ağırlığı da gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacılar…ve… için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla; oğullarının ölümü nedeniyle davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın, TBK’nın 56/2. maddesi ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda ifade edilen kıstasları tam olarak karşılamadığının dikkate alınmayışı ve hukukun yanlış uygulanması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar…ve… dışındaki davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin, belirtilen yönlerden kararın kesin olması nedeniyle, HMK madde 362/1-a ve 362/2 uyarınca REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar…ve… vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar…ve… vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; aynı Kanun’un 373/1. maddesi uyarınca, dosyanın Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ve Dairemiz karar örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.