YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26261
KARAR NO : 2022/10826
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ :Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde kararda yazılı nedenlerden dolayı davacılar vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu, dava dışı …’ün sevk ve idaresindeki aracın, 04/09/2012 tarihinde cadde üzerinde bırakılan bordür taşlarına çarpması sonucu meydana gelen tek trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, Karayolları G.M. 15. Bölge Müdürlüğü ile davalı … arasında Bartın – Çaycuma yolunun Bitümlü Sıcak Karışım ile kaplama yapılması işine ait sözleşme imzalandığını, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası aleyhine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açmış oldukları davanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bu davada poliçe limitine göre karar verildiğini, davacının gerçek zararının çok daha fazla olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat alacağı ile 1.000,00 TL bakıcı giderinin ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23/12/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle de iş göremezlik talebini 725.874,202 TL’ye, 1.000 TL’lik bakıcı gideri talebini 904.415,752 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacılar ile Bakırköy 40. Noterliği’nin 23/10/2012 tarih, 23621 yevmiye numaralı ibra sözleşmesi ile maddi zararlara karşılık 5.000,00 TL maddi tazminat, manevi zararlara karşılık ise 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi hususunda anlaşıldığı ve ödemenin yapıldığını, manevi tazminatın bölünemeyecek olması nedeniyle yeniden manevi tazminat istenemeyeceğini, bu nedenle manevi tazminat yönünden reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacı küçük … için toplam 1.630.289,95 TL’nin (725.874,202 TL iş görmezlik tazminatı ve 904.415,752 TL bakıcı gideri) kaza tarihi olan 04/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan alınarak davacı küçük … adına velayeten anne davacı … Aygün ‘e ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı … vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davacılar vekili ile davalı … vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kısmen kabulü ile Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 01.10.2020 tarih ve 2015/412 esas, 2020/393 karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davanın kısmen kabulüne; davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, küçük … için toplam 1.554.346,964 TL’nin (649.931,212 TL iş görmezlik tazminatı ve 904.415,752 TL bakıcı gideri) kaza tarihi olan 04/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine; davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeniyle cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuş, davalı … vekili, davacıların zararlarının davadan önce karşılandığını ve ibra edildiklerini savunmuş; ilk derece mahkemesince davalının bu savunması üzerinde durulmayarak tazminata hükmedilmiş, bölge adliye mahkemesince davalı …’ın bu yöndeki istinaf itirazlarının, ibranamenin düzenlenmesinden itibaren 2 yıl geçmeden müşterek ve müteselsil sorumlu sigorta şirketi aleyhine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/511 E., 2015/538 K. sayılı dosyasından dava açıldığı, bu nedenle sözleşmenin artık geçersiz kabul edilmesi gerektiği ve işbu davanın açılmasında 2 yıllık sürenin göz önüne alınamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır.
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçları Borçlar Kanunu’nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (BK 163/2).Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (BK 163/1).
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (BK 166/3). Müteselsil borçlulardan biri, kendi davranışıyla diğerinin durumunu ağırlaştıramaz (BK 165.) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
Somut olayda, davadan önce davacı küçüğe velayeten anne ve babası tarafından imzalanan Bakırköy 40. Noterliği’nin 23/10/2012 tarih 23621 yevmiye numaralı “İBRANAME” başlıklı belgede; dava konusu kaza nedeniyle oluşan maddi zararlara karşılık 5.000 TL maddi tazminat ve manevi zararlara karşılık 20.000 TL manevi tazminat tutarını kazanın tüm ilgilileri adına … adına yetkilisi Mehmet Çelikkaya taraflarına nakden ve tamamen ödendiğini beyan ederek bu nedenle meydana gelen kaza nedeniyle kendi adlarına asaleten ve küçük …’e velayeten kazanın karşı tarafı olan …, iş sahipleri … (Yıldırım İnşaat) ile Alagözler Madencilik İnşaat ve yapı Malzemeleri Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi yetkililerini ve ortaklarını ve Mustafa Çiftçi Gıda Petrol Hayvancılık Limited Şirketini tamamen ibra ettiklerini belirtmişlerdir.
Davacının yaralanmasına neden olan aracın sürücüsü …, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ve kazanın meydana gelmesine neden yol yapım işini üstlenen davalılar zarardan davacı küçüğe karşı müteselsilen sorumludur. TBK’nın 163. maddesi (BK.nın 142/1) uyarınca, alacaklı, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.
Dava konusu olayda davacı küçüğün yaralanması nedeniyle eldeki davanın davalıları 23/10/2012 tarihinde ibra edilmiş, 23/10/2021 tarihinde ise müteselsil sorumlulardan sigorta şirketi hakkında Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/511 E., 2015/538 K. sayılı dava açılmış, 15/12/2015 tarihinde ise KTK’nın 111. maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 15/10/2015 tarihinde ibra edilen davalılar aleyhine eldeki dava açılmıştır.
Her ne kadar 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde sigorta şirketi aleyhine dava açılmış ise de; davacı taraf ibra ettiği eldeki davanın davalılarına karşı ibranameden cayma iradesini açıklamamış olup; artık eldeki davanın davalıları yönünden hak düşürücü süre geçmiştir.
Buna göre, açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bölge adliye mahkemesince verilen kararın HMK 371. maddesi gereğince maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm,davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.