YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2396
KARAR NO : 2023/8709
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/86928 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/781 Esas ve 2015/39 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148 inci, 53 üncü maddeleri uyarınca yargılama yapılması için dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Sanık ve müdafiine 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir.
4. … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2015/98 Esas ve 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2015/98 Esas ve 2016/103 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli, 2020/2714 Esas, 2021/12173 Karar sayılı kararı ile;
“Şikâyetçi olan annesini evde bulundukları sırada tehdit ederek kolundaki bileziği alan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1-d maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine usulüne uygun uyma kararından sonra; … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/337 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, bozma ilâmı öncesi bu suçtan dolayı 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu suçtan kurulan hükme yönelik sanık aleyhine temyiz bulunmadığı anlaşıldığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı göz önüne alınarak sanığın üzerine atılı mağdura karşı eylemleri nedeniyle 3 yıl hapis cezası ile cezlandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Şikâyetçinin aşamalarda birbiriyle çelişen ifadelerde bulunduğunu, dava dosyasında şikâyetçi …’in şikayeti dışında hiçbir delil ya da beyan bulunmadığını, mahkeme kararının gerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve gerekse delil yetersizliğinin nazara alınarak bozulması gerektiğine,
B. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 26.05.2014 günü, gündüz vakti sanığın birlikte ikamet ettiği evde mağdur annesinden kendisine para vermesini istediği annesinin 100,00 TL parasının olduğunu söylemesi üzerine, daha fazla para isteyip “seni keserim” şeklinde tehdit etmesi üzerine mağdurun sanıktan korkarak kolundaki bileziğini verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında suç tarihinde …’e gitmek için para gerektiğini, annesinden bileziğini istediğini, annesinin de kendi rızası ile bileziğini verdiğini, bu bileziği 500,00 TL’ye sattığını daha sonra parayı annesine geri ödediğini annesini “seni öldüreceğim” diye tehdit etmediğini beyan ederek suçlamayı tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
3. Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında oğlu olan sanığın kendisini ölümle tehdit ederek para istediğini parası olmayınca bileziğini istediğini bildirdiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın soruşturma aşamasında mağdurun zararını giderdiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdurun Çelişkili Beyanları Dışında Sanığın Mahkûmiyete Yeterli Delil Bulunmadığına Dair Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, sanığın paraya ihtiyacı olduğundan mağdur annesi Zarife’den bileziğini istediğini, annesinin de kendi rızası ile bileziğini verdiğini, bu bileziği 500,00 TL’ye sattığı yönündeki tevil yollu ikrarı karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/337 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.