Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/5012 E. 2023/9227 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5012
KARAR NO : 2023/9227
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2013 tarihli ve 2013/298 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri, kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2014 tarihli ve 2013/127 Esas, 2014/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına , kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinini üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları , 54 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2014 tarihli ve 2013/127 Esas, 2014/402 Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli ve 2015/25422 Esas, 2019/20075 Karar sayılı kararı ile;
“İddianame içeriğinden ve hükmün gerekçesinden, sanığın müştekilere ait iş yerine gelerek tanık İbrahim’in alacağını müştekilerinden istediği, müşteki …’in ”sanane” diye cevap vermesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, sanığın üzerinde bulundurduğu bıçağı müştekilere doğrultarak ”parayı vereceksiniz, yoksa sizi yakarım, asarım, yaşatmam” diyerek müştekileri tehdit ettiği kabul edilerek silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, sanığa isnat edilen eylemin kanıtlanması halinde “yağma” suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2020/53 Esas, 2020/38 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü ve devamı maddeleri gereğince, delilleri tartışma yerinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.

5. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/135 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 7 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.06.2022 tarihli ve 2022/22615 sayılı yazısıyla özetle;
“1- Sanığa önceki hüküm ile 1 yıl 18 ay ceza verildiği ve kararı sadece sanığın temyiz ettiği gözetildiğinde sanık lehine bu ceza miktarının kazanılmış hak oluşturmasına rağmen 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi hükmüne aykırı olarak sanığa fazla ceza tayini,
2- Bir önceki hükümde sanık lehine TCK 62 maddesinin uygulandığı, kararı sadece sanığın temyiz ettiği gözetildiğinde sanık lehine TCK 62 maddesinin kazanılmış hak oluşturmasına rağmen 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi hükmüne aykırı olarak sanığa fazla ceza tayini,”
Nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daire’ye tevdii olmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri;
1.Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği,
2. Vesaire,
İlişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur … ile tanık İ.G. arasında önceye dayalı alacak borç ilişkisi bulunduğu, sanığın bu borç ilişkisinin tarafı olmadığı, ancak mağdur ve tanık ile aralarında bir tanışıklığın bulunduğu, olay günü sanığın mağdur … ve …’un … Caddesi Paris pasajında bulunan işyerlerine geldiği, mağdur …’ten tanık İ.G.’nin alacağını istediği, mağdurun senet getirmesi halinde ödeme yapacağını belirtmesi üzerine, sanığın “ben bu parayı almasını bilirim” diyerek küfretmeye başladığı, … Adli Emanetinin 2013/49 sırasında kayıtlı bulunan bıçağı cebinden çıkartıp mağdur …’e doğrulttuğu “Parayı vereceksiniz, yoksa yakarım sizi, asarım sizi” diyerek tehdit ettiği, mağdur …’un sanığın elinden bıçağı almak istediği ancak bu sırada mağdurun yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, mağdur … ile tanık İ.G. arasında önceye dayalı alacak borç ilişkisi bulunduğunu, kendisinin aracalık yaparak borcun miktarını 8.000,00 TL olarak belirlediklerini, mağdurun tanığa 4.000,00 TL verdiğini, geri kalan parayı ise senet getirmesi halinde vermesi konusunda anlaştıklarını, tanığın senedi bulamaması üzerine mağdurun geri kalan borcu tanığa vermediğini, kendisinin de olay günü mağdurdan parayı istemek amacıyla işyerine gittiğini, parayı istediğini, mağdurun senet olmadan vermek istememesi üzerine ısrarcı olduğunu, mağdurun kendisine çay bardağı fırlattığını, sonrasında aralarında tartışma başladığını ancak kimseye bıçak doğrultmadığını savunmuştur.

3. Tanıklar E.P. ve C.K.’nın olayı doğrulayan anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

4. … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 12.01.2013 tarihli “Mağdur …’in yaralanmasının; kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna” ilişkin adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Kolluk tarafından düzenlenen olay tutanağı ve görgü tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Kazanılmış hak kuralının düzenlendiği 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasından da anlaşılacağı üzere; aleyhe değiştirme yasağının kapsamının yalnızca ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlı olduğu, sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığı durumda suçun niteliği veya uygulama maddeleri yönünden sanık yararına kazanılmış bir hak oluşmadığı sabit olduğundan, bozmadan önceki hükümde sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmış olması, kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğinden, tebliğnamedeki bu husustaki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdur beyanları, mağdur beyanı ile uyumlu adlî muayene raporu, mağdur beyanlarını doğrulayan tanıklar İ.G., E.P. ve C.K. beyanları ve sanığın tevil yollu ikrarı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Ancak;
Sanık hakkında silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 02.05.2014 tarihli ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi sebebiyle sonuç ceza açısından, 1412 sayılı Kanun’un 326/son fıkrası gereğince kazanılmış hak oluştuğu, ilk hükümde sanığın silahla tehdit suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile, kasten yaralama suçundan ise 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedildiği, bu hususun kazanılmış hak oluşturacağının gözardı edilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi dışında hükümde, bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2020/135 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği , nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm fıkrasına “7 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinden sonra gelmek üzere “1412 sayılı Kanun’un 326/son fıkrası gereğince kazanılmış hak gözetilerek sanığın 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.