Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2559 E. 2023/9276 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2559
KARAR NO : 2023/9276
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemes
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/336 İddianame No’lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/568 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.

3. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2014/568 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 07.10.2020 tarihli ve 2018/2200 Esas, 2020/3380 Karar sayılı kararı ile
“1- Sanıklar … ve …’in olay günü saat 16.00 sıralarında, katılan …’ten önce bıçak zoru ile cüzdanını aldıkları, ancak içinde değerli bir şey bulunmayan cüzdanın hemen rızaen iade edildiği, devamla sanıkların katılandan içerisinde 2 adet bilekliği aldıkları, ancak bilekliklerin sanık …’in yakalanması ile üst araması sonucu ele geçirildiği olayda; cüzdan yönünden kısmî iadenin oluştuğu, katılana kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmediğinin sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 168. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 5237 sayılı TCK’nin 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nin 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “Değer azlığı”nın 5237 sayılı Yasa’ya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yanlızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği; somut olayda sanıklar … ve …’in, katılan …’ten önce bıçak zoru ile cüzdanını aldıkları, ancak içinde değerli bir şey bulamayınca 2 adet bilekliği yağmaladıkları olayda, sanıkların kastlarını özgüledikleri esas şeyin 2 adet bileklik olmadığının anlaşılması karşısında; TCK’nin 150/2. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 149. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki suçu oluşturduğu ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla bendin ihlâl edilmesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/470 Esas, 2021/375 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, suça sürüklenen çocukların kazanılmış hakları nedeniyle cezanın 2 yıl 9 ay 10 gün olarak belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İstemi
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
C. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve …’in olay günü saat 16.00 sıralarında, katılan …’ten önce bıçak zoru ile cüzdanını aldıkları, ancak içinde değerli bir şey bulunmayan cüzdanın hemen rızaen iade edildiği, devamla sanıkların katılandan içerisinde 2 adet bilekliği aldıkları anlaşılmaktadır.

2. Suça konu bileklerin suça sürüklenen çocuk …’in yakalanması ile üst araması sonucu ele geçirilmiştir.

3. Katılanın aşamalarda tutarlı ve istikrarlı beyanlar verdikleri görülmektedir.

4. Tanıklar V.T. ve O.E.’nin beyanları vakıayı ve katılan beyanlarını desteklemektedir.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/470 Esas, 2021/375 Karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk müdafilerinin kesin delil olmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine dair ortak temyiz sebepleri bakımından yapılan incelemede, uyulan bozma ilâmı da gözetilerek; katılanın eylemden hemen sonra öğretmenleri olan tanıklar V.T. ve O.E.’den yardım istemesi, bu sırada okul bahçesine giren suça sürüklenen çocukları teşhis etmesi, akabinde kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama sonucu suça konu bilekliklerin suça sürüklenen çocuk …’in üstünden çıkması, suça sürüklenen çocukların çelişkili beyanlarda bulunması, katılanın anlatımlarının istikrarlı ve tanık beyanları ile tutarlı olması göz önüne alınarak itibar edilebilir olması nedenleriyle kurulan hükümlerde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/470 Esas, 2021/375 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.