Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/2030 E. 2007/2272 K. 13.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2030
KARAR NO : 2007/2272
KARAR TARİHİ : 13.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim giderinden dolayı 16.313.500.000 TL borçlu bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı … dava dilekçesinde, oğlu İlker’in Kara Harp Okulu öğrencisiyken okuldan ilişiğinin kesildiğini, okul tarafından yapılan öğrenim giderlerinin istenildiğini, 21.09.2004 tarihine kadar 8.800.000.000 TL ödeme yapıldığını, istenen kadar borçlarının olmadığını, Davalının oğlu…’ın öğrenim masrafının 16.313.500.000 TL kısmının fazla hesaplanması sebebiyle bu miktara ilişkin borcun bulunmadığının tespitini istemiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle Malatya 2. noterliğince 23.08.1996 tarih 18065 yevmiye ve 21.9.2000 tarih ve 26940 yevmiye sayısıyla onaylanan yüklenme ve kefalet senetleri içeriğinden davaya konu tazminat borçlusunun öğrenci… ve müteselsil kefilin …adlı kişi olduğu, yüklenme ve kefalet senedinin düzenlendiği tarihte 19.2.1983 doğumlu olup ergin bulunmayan İlker’e velayeten babası …’ın imzaladığı, buna göre asıl borçlu olan İlker’in bu davanın açıldığı (30.12.2004) tarihi itibariyle ergin olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendiril- diğinde davalı kuruma tazminat ödemekle yükümlü olan… ve bu borca kefil bulunan …olduğu, Borçlu İlker’in de dava tarihi itibariyle ergin bulunduğu gözönünde tutularak başlangıçta yüklenme ve kefalet senedini oğlu İlker’e velayeten imzalamış olan davacı baba …’ın
../..

2007/2030-2272 -2-

böyle bir davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.