YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/757
KARAR NO : 2023/9232
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/42895 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 168/3-1, 53, 54, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/191 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d-h, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/3446 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a-d maddesi uyarınca tekerrür hükümleri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın faydalanma ve suç işleme kastının bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurları ile cebir ve tehdidin gerçekleşmediğine, müşteki beyanından başkaca delil bulunmadığına, telefonu borcuna karşılık teminat amacıyla müştekinin kendi rızasıyla sanığa verdiğine,
2. Olay sırasında sanığın yanında bulunan … isimli şahsın dinlenmediğine,
3. Sanıkta bıçak bulunmadığından 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a. maddesinin uygulanamayacağına,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan …’ın olay günü saat 20.30 sularında tanık Y.M.’nin evinde otururken yanlarına diğer tanıklar E.D., T.F.Ç. ve F.K.’nın da geldiği, bir süre birlikte oturduktan sonra çarşıda gezmek için saat 22.00 sularında evden ayrılmaya karar verdikleri, evin bahçesinden dışarı çıkacakları sırada sanığın, bahçe kapısından içeri girerek, katılana “Benim 20 yıl yatarım var, si… hepinizi öldürürüm” dediği, sanığın cebinden çıkardığı falçatayı katılana göstererek, katılandan cep telefonunu vermesini istediği, katılanın korkusundan cep telefonunu sanığa vermek zorunda kaldığı, sanığın, katılanın cep telefonunu alıp “Senin bana borcun var, telefonuna çöküyorum, si…. öldürürüm, kime söylersen söyle, polise de söylesen bir şey yapamazlar” diyerek yanlarından ayrıldığının kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekildeki anlatımının, tanıklar Y.M., E.D., T.F.Ç. ve F.K. tarafından doğrulandığı görülmüştür.
3. Sanık savunmasında özetle, “Olay günü bir falçata olduğunu kabul ederek bunu katılana göstermediğini, tehdit etmediğini, katılanın kendisine 400,00 TL borcu olduğunu, telefonu da borcuna karşılık kendi rızasıyla verdiğini, katılan ve arkadaşlarının uyuşturucu kullandıkları için kendisine iftira attıklarını” beyan ederek tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
4. Katılanın, kendi imkanlarıyla yaptığı araştırma üzerine telefonunun, sanığın kardeşi … …’da olduğunu öğrenmesi üzerine durumu kolluğa bildirdiği, telefonun kolluk tarafından …’den teslim alınarak katılana teslim edildiğine dair 05.02.2022 tarihli tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı bendin hükümden çıkartılarak yerine; ”Sanığın … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/97 Esas ve 2021/6 Karar sayılı ilamında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan aldığı 2 yıl hapis cezası ile TCK’nın 58/2-b. maddesi gereğince mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanığa verilen cezanın TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine, karşı istinaf bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/81 Esas ve 2021/555 Karar sayılı ilamı uyarınca verilen 7 ay 15 gün hapis cezası esas alınarak belirlenmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” bendinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a-d. maddesi gereğince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kararın Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna, Sanığın Faydalanma ve Suç İşleme Kastının Bulunmadığına, Suçun Maddi ve Manevi Unsurları ile Cebir ve Tehdidin Gerçekleşmediğine, Müşteki Beyanından Başkaca Delil Bulunmadığına, Telefonu Borcuna Karşılık Teminat Amacıyla Müştekinin Kendi Rızasıyla Sanığa Verdiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın beyanı, katılanın beyanını doğrulayan tanık anlatımları ve sanığın savunması ile dosya içerisinde mevcut tutanak ve diğer belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. … İsimli Şahsın Tanık Olarak Dinlenmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Adı geçen … isimli şahsın kollukta verdiği beyanında, soruşturması ayrı yürütülen 04.02.2022 tarihli olayla ilgili bilgi verdiği, olaya şahit olmadığını belirttiği anlaşılmakla, iş bu dava konusu olaya dair görgüsü bulunmayan …’ın dinlenmesinin dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşıldığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
C. 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a. Maddesinin Uygulanamayacağına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan ve tanıkların beyanları ile sanığın ifadesine göre, suçun silahtan sayılan falçata ile işlendiği anlaşıldığından hükümde, bu yönünle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın kendi imkanlarıyla yaptığı araştırma üzerine telefonunun, sanığın kardeşi … …’da olduğunu öğrenmesi üzerine durumu kolluğa bildirdiği, telefonun kolluk tarafından …’den alınarak katılana teslim edildiğinin anlaşılması karşısında,
rızai iadeden bahsedilemeyeceği, bu nedenle etkin pişmanlık hükmünün koşullarının bulunmadığından hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/3446 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.