YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7774
KARAR NO : 2008/11982
KARAR TARİHİ : 13.11.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; kat irtifaklı anataşınmazda bağımsız bölüm maliki ve kullananı olan davalıların ortak gider ve aidat borçlarını ödemediklerini, bu nedenle haklarında icra takibine girişildiğini, yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazlarının iptalini, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiş, mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalıların, kat irtifaklı anataşınmazın bağımsız bölümünden devamlı suretle yararlandıkları, daha önceleri mülkiyeti kooperatife ait olan bağımsız bölümün mülkiyetinin davalılara tahsis edildiği günden itibaren anataşınmazın ortak gider ve aidat borçlarını ödediklerine dair herhangi bir kanıt veya belge ibraz etmedikleri anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesine göre kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın ortak giderlerini ve bununla ilgili avansı kendi arsa payları oranlarında ödemekle yükümlüdür. Aynı Yasanın 22. maddesine göre de kat malikinin 20. madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan, gecikme tazminatından bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Yasanın yukarıda değinilen hükümleri dikkate alınarak davalıların ödemeleri gereken ortak gider ve avans miktarının saptanması bakımından apartman yönetiminde bulunan tüm defter, belge ve kayıtlar incelenip gerektiğinde davacı tarafın göstereceği tanıklar da dinlenip bu konuda bilirkişi görüşüne de başvurularak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı taraf yararına tek avukatlık ücretine hükmedilmesi yerine dava konusunun tek ve aynı olduğu dikkate alınmadan her bir davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.