Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7055 E. 2009/9171 K. 29.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7055
KARAR NO : 2009/9171
KARAR TARİHİ : 29.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın park edildiği yerden çalındığını, müvekkilinin olayı resmi merciilere bildirdiğini ve Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/2643 Hazırlık sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, davalı şirkete poliçeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi hususunda ihtarname keşide edildiğini, 6.4.2006 tarihinde ihtarın tebliğine rağmen davalının sigorta bedelini ödemediğini belirterek 30.345.-YTL sigorta teminatı bedelinin 6.4.2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun müracaatı olmadığı gibi kendisinden istenilen belgeleri de getirmediğini, müvekkilinin tazminat bakımından sorumluluğunun başlamadığını, aracın çalınması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere çalınma günündeki değerinin ödeneceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 26.500.-YTL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 11.7.2005/2006 vadeli kasko poliçesinin 3.sayfasında belirtilen 500.-YTL muafiyetle ilgili maddenin “her bir hasar” halinde uygulanması gerekmekte olup, aracın çalınması halinde uygulanamayacağından hükme esas alınan bilirkişi raporunda tesbit edilen 27.000.-YTL piyasa rayiç bedeline hükmedilmesi gerekirken 500.-YTL’nin mahsubu ile 26.500.-YTL’ye hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.1.maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorundadır.
Somut olayda, davacı aracı 22.3.2006 tarihini 23.3.2006 tarihine bağlayan gece park edildiği caddeden çalınmış, davacı vekili Cumhuriyet Savcılığına müracaatından sonra Alanya 4.Noterliğinin 23.3.2006 gün 06034 yevmiye numaralı ihbarnamesi ile olayı davalı şirkete bildirip, kasko poliçesi gereğince hak ve yükümlülüklerin yerine getirilmesini istemiştir. İhbarname 6.4.2006 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Bu durumda tebliğ tarihine 15 gün ilavesi ile 21.4.2006 tarihinde davalı şirketin temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması da doğru değil, bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.