YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5435
KARAR NO : 2023/9319
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/12999 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit ve yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/3, 106/1, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2014/1283 Esas, 2015/1379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 delaletiyle 106/1, 53/1-2-3, 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 delaletiyle 86/1, 87/3, 53/1-2-3, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
3. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2014/1283 Esas, 2015/1379 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/7410 Esas, 2019/17677 Karar sayılı kararı ile;
” Müştekinin aşamalardaki istikrarlı beyanlarına göre, sanık tarafından kendisine 2.000 TL tutarında senet imzalatmasının tartışmalı bir durum olmadığı, 5237 sayılı TCK’nin 150. maddesi gereğince kasten yaralama ve tehdit suçlarının hukuki varlıklarını ve bağımsızlıklarını korudukları, yerel mahkemenin TCK’nini 150. maddesi yollamasıyla sanığın eyleminin kasten yaralama ve tehdit suçları yönünde olduğunu kabul ettiği, TCK’nin 150. maddesinin yağma suçu yönünden kişinin hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla eylemde bulunmasının daha az cezayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmesi karşısında, sanığın eyleminin hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin değerlendirme yetkisinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/746 Esas, 2019/615 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2020/7 Esas, 2021/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 delaletiyle 106/2-c, 53/1-2-3, 58. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326/son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 delaletiyle 86/1, 87/1, 53/1-2-3, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kendisine ait olmayan alacak için başkasını yaralaması ve tehdit etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığına ve suçun sübutu tespit edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Takdiri indirimin uygulanması gerektiğine,
3. Cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Tanık O.A. İle M.M.’nin ortak araç kiralama işi yaptığı, katılan …’ın olay tarihinden önce tanık O.A.’dan araç kiraladığı, bu nedenle ona borçlu olduğu, 25.11.2014 günü tanık O.A.’nın katılanı arayarak alacağını istediği, katılanın arkadaşları olan tanıklar B.K. ve M.A.I. ile birlikte saat 20.30 sıralarında tanık O.A.’nın işyerine gittiği, işyerinde tanık O.A., ortağı M.M. ile sanık …’ın bulundukları, tanık O.A.’nın katılana alacağını ödemesini söylediği, katılanın 300,00 TL parayı verdiği, tanık O.A.’nın katılandan borcun tamamını ödemesini istediği, katılanın kalan borcunu ödeyecek kadar parasının olmadığını, köyde hayvanların olduğunu onlardan verebileceğini söylemesi üzerine sanık …’ın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen M.M. ile birlikte katılanı darp ettikleri ve “Bu parayı ödeyeceksin yoksa biz sana ne yapacağımızı biliriz” dedikleri, katılanın babası adına 2.000,00 TL bedelli senedi düzenleyerek katılana imzalattırdıkları, tanıklara da kefil olarak senedin imzalattıldığı, işyerinde oluşan gürültülerin sokakta da duyulduğu, bu sırada tesadüfen oradan geçmekte olan tanık G.T. tarafından ihbarda bulunulduğu, polis ekiplerinin işyerinin önüne geldikleri, bu sırada katılan ve tanıkların işyerinin içinde olmalarına rağmen sanığın tartışan kişilerin sokaktan uzaklaşıp gittiklerini beyan ederek, polisin işyerinin önünden ayrılmasını sağladığı, anlaşılmıştır.
2. Katılanın beyanları dosya arasında mevcuttur.
3. Tanık O.A. beyanları dosya arasında mevcuttur.
4. Tanıklar B.K. ve M.A.I.’nın olayın hemen sonrasında alınan beyanlarında katılanın beyanlarını doğruladıkları görülmüştür.
5. Katılana ait … Devlet Hastanesinin 01.12.2104 tarihli adli raporunda, kırığın hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek hafif nitelikte olmadığının bildirildiği görülmüştür.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan beyanı, tanıklar B.K. ve M.A.I.’nın soruşturma aşamasında vermiş oldukları birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları ve adli rapor karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Takdiri İndirimin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemece “Sanığın sabıkalı geçmişi alınan savunmaları itibariyle de bir pişmanlığının görülmemesi karşısında nedenleri bulunmadığından sanık hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Cezanın Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna ve Vesaire Yönünden
1. Sanığın fiili nedeniyle katılanda yaşam fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluştuğundan yaralama suçundan hükmedilen cezadan arttırım yapılırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 87/3 maddesi yerine 87/1 yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2020/7 Esas, 2021/151 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden Gerekçe bölümünde (C) paragrafı 1 numaralı bendinde belirtilen eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.