YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2916
KARAR NO : 2023/590
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
… Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2021 tarihli ve 2020/175862 Soruşturma, 2021/15322 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.04.2021 tarihli ve 2021/956 Değişik … sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.04.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/13369 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/29344 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/29344 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre; müşteki … … Orman Ürünleri Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. şirketinin … … A.Ş. Şirketi ile 2015 yılında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladığı, 19/02/2019 tarihinde de … … Ürünleri A.Ş. ile … … Dağıtım A.Ş. Şirketinin birleştiği, 19/02/2020 tarihinde yeniden 5 yıllık protokol imzalandığı, sözleşmenin şüpheli tarafından 27/10/2020 tarihinde … taraflı olarak feshedildiği, 28/10/2020 tarihinde ihtiyati tedbir kararı alındığı, ancak evvelce 02/08/2018 tarihinde müştekinin 166.000,00 … lirası açık limit talebine karşılık boş çeki imzalayarak şüpheliye gönderdiği senedin, sonradan keşide tarihi 05/11/2020, bedeli 775.100,75 … lirası, keşide yeri Dursunbey iken üzerinin çizilerek … olarak doldurulması akabinde müşteki aleyhine icra takibine konu edildiği belirtilerek, şüphelinin nitelikli dolandırıcılık, açığa imzanın kötüye kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca, her ne kadar müşteki vekili beyanından söz konusu çeki müştekinin imzaladığının anlaşıldığı, imzanın müştekiye ait olmadığına dair bir iddianın bulunmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince çekin veriliş amacına aykırı doldurulduğunun yazılı belge ile ispatının gerektiği, müştekinin yakınmasına konu olayla ilgili olarak Hukuk Mahkemeleri nezdinde dava açabileceği, şüphelinin takibe konu çeki veriliş amacına aykırı doldurduğuna ilişkin yazılı delil bulunmaması nedeniyle gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki vekilinin senedin 02/08/2018 tarihinde teminat olarak verildiğini belirtmesi ve buna ilişkin Whatsapp yazışmalarını dosyaya sunması ile sözleşmenin 27/10/2020 fesih tarihi ve ihtiyati tedbir karar tarihinden sonra herhangi bir akaryakıt alımları bulunmamasına rağmen senedin 05/11/2020 düzenleme tarihini içerdiğinin belirtilmesi karşısında; şüphelinin savcılık tarafından ifadesinin alınarak müşteki ile aralarındaki borç ilişkisi ve takibe konu senedin neye istinaden verildiği hususlarının açıklığa kavuşturulması, … 33. İcra Müdürlüğünün 2020/30143 sayılı takip dosyası ile … 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/583 esas sayılı ihtiyati haciz kararını kapsayan dosyanın getirtilerek incelenmesi, takibe konu senet üzerinde yer alan imzalar ile diğer yazı ve rakamların müştekinin veya şüphelinin eli ürünü olup olmadığının ve aynı kalemden çıkıp çıkmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca borç ilişkisinin var olup olmadığının tespiti bakımından şirket defter ve kayıtlarının getirtilerek bilirkişiye tevdii ile rapor alınması sonucu şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet
savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi … … San.ve Tic. Ltd.Şti. yetkilisi tarafından, 2018 yılında akaryakıt alımı için … Dağıtım A.Ş.’ye boş çek yaprağının verildiği, 27.10.2020 tarihinde aralarındaki bayilik sözleşmesinin … taraflı olarak feshedildiği, bu tarihten sonra herhangi bir ticari ilişki bulunmamasına karşın, suça konu çekin keşide tarihinin 05.11.2020 olarak doldurulduğu, keşide yeri bölümünde yer alan Dursunbey ibaresinin çizilip, şikâyetçi yerine paraflanarak … olarak değiştirildiği ve meblağ bölümüne de 775.100 TL ibaresinin yazılarak, ihtiyati haciz kararı alınmasını müteakip, icra takibine konu edildiğinin iddia olunması karşısında; çekte cirosu bulunan yetkilinin tespiti ile beyanına başvurulması, … 33. İcra Müdürlüğünün 2020/30143 Esas sayılı dosyası ile … 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/583 Değişik … sayılı ihtiyati haciz kararına konu dosyasının getirtilerek incelenmesi, bununla birlikte UYAP üzerinden yapılan incelemede, … 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/1212 Esas sayılı dosyası kapsamında imzaya itirazda bulunulduğu ve mahkemece bilirkişi raporu aldırıldığının belirlenmesi nedeniyle, belirtilen dava dosyası ile bilirkişi raporunun incelenmesi, gerekekirse çek üzerindeki yazılar ile keşide yeri altında bulunan imzanın aidiyeti hususunda yeniden grafolojik inceleme yaptırılması, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin
tespitine yönelik şirket defter ve belgelerinin de bilirkişiye tevdii ile rapor alındıktan sonra sonucuna göre şüpheli ya da şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdirleri gerekirken, herhangi bir soruşturma yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.04.2021 tarihli ve 2021/956 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.