Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4501 E. 2022/8328 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4501
KARAR NO : 2022/8328
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosu

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalı …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; Mahkemece davacıya ait taşınmaz ile komşuları 101 ada 46 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki sınırda herhangi bir değişiklik ve yanlışlık bulunmadığı, diğer komşu 101 ada 43 parsel sayılı taşınmaz ile arasındaki sınırda ise uygulama kadastrosu sırasında yanlışlık yapıldığı, zemindeki hendeğin davacıya ait taşınmazın sınırları içerisinde kaldığının uzman teknik bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bu bağlamda Mahkemece, tesis kadastro paftası ile uygulama kadastrosuna ait pafta davacıya ait 101 ada 47 parsel sayılı taşınmazın tüm sınırları itibariyle çakıştırılıp yöntemince uzman teknik bilirkişi raporu alınmadığı, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığı, tesis kadastrosunun gerçek sınırları yansıtıp yansıtmadığı ve uygulama kadastrosunda bir hata bulunup bulunmadığının usulünce araştırılmadığı belirilerek doğru sonuca ulaşılabilmesi için yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra yapılacak keşifte, davacıya ait 101 ada 47parsel (eski 407 parse) sayılı taşınmaz ve tüm komşu parselleri ile birlikte paftası uygulanmak suretiyle tüm sınırlarının zemindeki gerçek sınırlara uygun olup olmadığı belirlendikten sonra dava konusu komşu taşınmazlar ile olan sınırların tesis kadastrosunda doğru uygulanıp uygulanmadığı, uygulama kadastrosunun buna uygun olup olmadığı, yanlışlık var ise nereden kaynaklandığını açıklayıcı bilirkişi raporu alınması gerektiği, Mahkemece açıklanan şekilde araştırma yapılmadan karar verilmesi isebetsiz olduğu, ayrıca dava dilekçesi içeriğine göre 101 ada 48 (eski 454) parsel sayılı taşınmaz da dava konusu olduğu halde davacının keşif mahallindeki beyanı dikkate alınarak bu sınır hakkında denetime imkan verir şekilde bilirkişi raporu düzenlenmemiş olmasının ve bu taşınmaz ile olan sınır hakkında bir karar dahi verilmemiş olmasının isabetsiz olduğu hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı …’ün davasının kısmen kabulüne; dava konusu … ili, …., İlçesi, …..,Mahallesinde bulunan 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptaline; 101 ada 43, 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların (uygulama) kadastro komisyonu kararlarının iptaline; dava konusu 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 20/11/2018 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli haritada (EK-1) A harfi ile gösterilen 97,25 m² ve B harfi ile gösterilen 222,13 m² yüzölçümlü bölümlerinin bu taşınmazdan ifraz edilerek, 101 ada 47 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine; dava konusu 101 ada 45 parsel sayılı taşınmazın aynı haritada C harfi ile gösterilen 50,76 m² ve E harfi ile gösterilen 7,18 m² yüzölçümlü bölümlerinin bu taşınmazdan ifraz edilerek 101 ada 47 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine; dava konusu 101 ada 46 parsel sayılı taşınmazın aynı haritada G harfi ile gösterilen 10,14 m² yüzölçümlü bölümünün bu taşınmazdan ifraz edilerek 101 ada 47 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine; dava konusu 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın aynı haritada H harfi ile gösterilen 11,25 m² yüzölçümlü bölümünün bu taşınmazdan ifraz edilerek 101 ada 47 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine; bu şekilde, 101 ada 47 parsel sayılı taşınmazın 43426,98 m², 101 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 10886,14 m², 101 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 3945,33 m², 101 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 7639,01 m² ve 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 58822 m² yüzölçümleri ile tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 20/11/2018 tarihli haritanın karara eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraz davasıdır.
Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.
Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle Mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin “Hgm-Geoportal” sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve “ada raporu” ile “uygulama tutanağı ve haritasını” irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Ayrıca bozma ilamına uyulduğu halde bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Dava konusu 101 ada 48 parsel (eski 454) parsel sayılı taşınmaz 21/3/1961 tarihinde hükmen tescil edilmiştir. 20/11/2018 tarihli Harita Mühendisi Önder Makar ve Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi … hazırladığı raporda 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın hükmen tescil krokisi uygulanmamıştır. Ayrıca diğer taşınmazlar yönünden de taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirtilmemiştir. Tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde rapor hazırlanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, öncelikle mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile harita ve jeodezi mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup halen varlığını sürdüren doğal ya da yapay sabit sınırlarının bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişkiler oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeli, sınır ihtilafı olmuş ise taşınmazlar arasındaki sınırlar ve taraf gösterimleri, eldeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi, tanık beyanları dikkate alınarak varsa hataların nereden kaynaklandığı, belirlenmeye çalışılmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlenmeli, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan; yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması istenmeli, ayrıca taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını hükmen tescil edilenlerin krokileri ile uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … ve davalı …, …, …’ün temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.