YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6531
KARAR NO : 2007/141
KARAR TARİHİ : 23.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili …. … geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 11.maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmesinde, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek dekar başına elde edilebilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğünün değerlendirme yılına ait verilerinin esas alınması gerekirken bilirkişi raporunda 2004 yılı verilerine göre belirlenen değere Toptan Eşya Fiyat
Endeksi uygulanmak suretiyle 2005 yılı değere ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan karar tarihi itibariyle 2005 yılı verilerinin oluştuğu da gözetilerek Mihalıççık İlçe Tarım Müdürlüğünden 2005 yılı resmi verileri getirtilip buna göre ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın tamamı 7900 m2 olup bunun 990,12 m2’si kamulaştırılarak geriye iki ayrı parça kalmıştır. Bu durumda kadastro teknisyeni tarafından düzenlenen krokiye göre her bir parçanın yüzölçümü, konumu ve geometrik durumu ile kullanım amacı (tarım arazisi oluşu) gözönünde tutulduğunda küçük parçada belli bir değer kaybı olabilir ise de büyük parçada herhangi bir değer kaybının olmayacağı gözetilerek bilirkişiden bu konuda ek rapor alınması gerekirken arta kalan kısımların tamamı üzerinden değer kaybı veren bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla bedele hükmedilmesi,
3-Bilirkişilerce şeker pancarının yan ürünü olan küspenin de değerlendirmeye alındığı bildirilmiş ise de, şekerpancarına İlçe Tarım Müdürlüğünden bildirilen toptan satış fiyatı uygulandığı halde fabrikada işlenmesinden sonra elde edilecek küspenin gelir kapsamına alınmayacağı düşünülmeden yüksek gelir belirlenerek taşınmaza fazla değer biçilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıdaki bozma bendleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporun bozma gereklerine uygunluğu denetlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 500,00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine 23.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.