YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7652
KARAR NO : 2023/1755
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/715 değişik iş sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleşmesini takiben basit yargılama usulünün uygulanmasına yönelik talebin reddi kararına yönelik itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/24907 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/32206 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/32206 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Somut olayda, sanığın mahkumiyetine dair kararın 22.04.2019 tarihinde verildiği ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 04.06.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı kararının 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararının ise 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.04.2019 tarihli kararın kesinleşme tarihi olan 04.06.2020 tarihinde Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararları henüz yürürlükte olmadığından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata göre bir hukuka aykırılık bulunmadığının ve sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilerek, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanığın 15.11.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2012 tarihli ve 2011/32503 soruşturma, 2012/15 Esas, 2012/9 iddianame sayılı iddianamesi ile Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.01.2013 tarihli ve 2012/90 Esas, 2013/126 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.03.2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, yükümlülüklerine uygun davranmadığının ihbar edilmesi üzerine, Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2015 tarihli ve 2014/1553 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 06.04.2015 tarihinde kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 06.11.2016 tarihinde işlediği kamu malına zarar verme suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine, Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/197 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı istinaf ettiği,
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/2515 Esas, 2020/1019 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği,
F. İnfaz Cumhuriyet savcısının basit yargılama usulü yönünden kararın değerlendirilmesini ve infazın durdurulmasını talep etmesi üzerine, Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2021 arihli ve 2019/168 Esas, 2019/197 Karar sayılı ek kararı ile, Anayasa Mahemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı dikkate alınarak “uyarlama yapılmasına ve infazın durdurulmasına yer olmadığına” karar verildiği, Cumhuriyet savcısının ek karara itiraz ettiği,
G. Mercii Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/715 değişik iş sayılı kararı ile, itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
H. 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” ve anılan Kanun’un geçici 5 inci maddesinde yer alan “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde düzenlemenin yer aldığı,
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği,
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, “… kesinleşmiş…” ibaresinin ise aynı yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verildiği,
Somut olayda, sanığın mahkûmiyetine dair kararın 22.04.2019 tarihinde verildiği ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 04.06.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararının 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararının ise 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.04.2019 tarihli kararın kesinleşme tarihi olan 04.06.2020 tarihinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararları henüz yürürlükte olmadığından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata göre bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı, geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… Kesinleşmiş…” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına dair kararı da gözetildiğinde, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından; merciince “itirazın reddi” yerine “itirazın kabulüne” karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/715 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.