YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6768
KARAR NO : 2007/6976
KARAR TARİHİ : 16.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve buna göre bilirkişi kurulundan emsal taşınmazın gerçek satış bedeline göre değerlendirme yapan ek rapor alınmış ve endeksleme sonucu değerlendirme tarihi itibariyle 97.37 YTL/m2 bedele ulaşan emsale nazaran dava konusu taşınmazın %22 oranında düşük değerde olduğundan hareketle 76.00 YTL/m2 değer belirleyen raporun gerçek değeri yansıtmadığı gerekçesi ile 80.00 YTL/m2 üzerinden hüküm kurulmuş ise de, gerek ek bilirkişi raporundaki değerlendirme gerekse mahkemenin resen yaptığı değerlendirmede isabet bulunmamaktadır.
Şöyle ki;
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak dördüncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir.
Dava konusu taşınmaz ile somut emsal alınan taşınmazın bilirkişi kurullarınca belirlenen özellikleri, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olmayıp eşdeğerde olabileceği izlenimini vermektedir. Nitekim, dosyaya getirtilen belediye yazısında emlak vergisine esas asgari değerler olarak dava konusu taşınmaz için 22.20 YTL/m2 emsal taşınmaz için 18.50 YTL/m2 bildirilmiş olması da bu izlenimi güçlendirmektedir.
Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporlarında, emsal ile dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine göre yapılan karşılaştırması sonunda, dava konusu taşınmazın emsalden daha değersiz olduğunun saptanması açık bir isabetsizlik teşkil ettiği gibi mahkemece resen yapılan saptamada da aynı nedenle isabet bulunmamaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın emsal taşınmaz ile eşdeğerde olduğu kabul edilerek yapılacak hesaplama sonucunda bulunacak değere hükmedilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 16.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.