Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6158 E. 2022/8084 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6158
KARAR NO : 2022/8084
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 29.11.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat …..ile temyiz edilen davacı vekili Avukat …geldiler. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, maliki olduğu 339 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, ifraz ile oluşan dava konusu 361 ada 6 parsel sayılı taşınmazını 19.08.1994 tarihinde dönemin belediyesi olan Hadımköy Beledeyesine Endüstri Meslek Lisesi yapılması şartı ve amacıyla bağışladığını, Hadımköy Belediyesinin kapatılması ile dava konusu taşınmazın 29.04.2010 tarihinde Arnavutköy Belediyesi adına tahsis edildiğini, dava konusu taşınmazın ilgili idareye “Endüstri Meslek Lisesi yapılması amacıyla” bağışlandığını, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bu hususun açıkça belirtildiğini, … Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün …. Sanayi Bölgesi 361 adaya ilişkin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18.maddesine göre İmar Uygulamasının 29.05.2014 tarihli askı işlemleri ile halihazır durumunu öğrendiğini, bu tarih itibari ile bağışlama şartı gerçekleşmemiş olduğu gibi bu tarihten sonra da gerçekleşme imkanının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu parselin imar durumu incelendiğinde belediye hizmet alanı olarak tahsis edildiğini öğrendiğini, bu haliyle söz konusu alana endüstri meslek lisesi yapılmayacağının ortada olduğunu, kaldı ki bunca zamandır davalı İdarenin haklı bir sebep olmaksızın bağışlama şartını yerine getirmediğini, bağışlama şartı olan endüstri meslek lisesini yapmadığını, bağıştan dönme şartının gerçekleştiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı …, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bağışlamadan rücu şartlarının oluşmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının imar planından haberdar olduğunu, şartlı bağışlamanın söz konusu olmadığını, davacının kendi arzu ve ihtiyari ile kendi temennisini de izhar ederek bedelsiz terk işleminde bulunduğunu, dava konusu temlikin şartlı bağış olarak değerlendirilmesi halinde dahi yine bağışlamadan rücu şartlarının oluşmadığını, dava açılması için öncelikle idareye müracaat edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2015/52 E., 2017/358 K. sayılı kararıyla; bağışlama şartının dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine de işlenmiş olduğu, davalı tarafın aradan geçen uzun süre içerisinde bağış şartını gerçekleştirmediği, bağışlama şartının haklı bir sebebe dayalı olarak yerine getirilemediği olgusunun davalı yanca savunulup ispatlanmadığı, bağıştan dönme şartlarının tahakkuk ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkisiz mahkemede dava açıldığını, dava konusu taşınmazın Arnavutköy sınırları içerisinde olması nedeniyle davanın Gaziosmanpaşa adliyesinde görülmesi gerektiğini, Mahkemece yapılan yargılamanın eksik inceleme ve yetersiz değerlendirmeye dayalı olduğunu, davaya verdikleri cevaplarında belirttikleri delillerinin toplanmadığını, davalı idare olarak taşınmazın (Mahkemenin kabulüne göre şartlı bağış) bağış amacına uygun kullanılma hususunda bilgi ve belge talep edilmediğini, tapudan gelen akit tablosunda bağışlamanın şartlı yapıldığına dair bir beyan olmadığını, işlem hakkında Hadımköy Belediyesi Encümeninin 10.08.1994 tarihli ve 234 sayılı kararında taşınmazın bedelsiz terk edilmesi hususunun ifade edildiğini, bağışlamanın şartlı olarak değerlendirilmesi halinde dahi taşınmazın şuan boş olması da dikkate alınarak davalı Belediyece bağışlama şartına uygun işlem yapılıp yapılamayacağı hususunda Mahkemece bir araştırma yapılmadığını, dava konusu taşınmaza ilişkin imar planlarının şehir plancısı bilirkişisi tarafından incelenmediğini, mesleki eğitim tesisi yapılabileceğini ifade ettiklerini, ancak beyanlarının dikkate alınmadığını ve davanın neticelendirildiğini, yasa hükümleri incelendiğinde dava konusu taşınmazın Belediyeye şartlı bağışlanmış olması halinde dahi belediyelerin endüstri meslek lisesi yapılması bakımından bir görevi bulunmadığını, bu sebeple şartlı bağış şartının kanuna aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, taşınmazın boş olduğunu ve başka bir amaca tahsis edilmediğini, başka maksatla kullanılmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede imar planlarının 2011 yılında yürürlüğe girdiğini, imar uygulamasının halen devam etmekte olduğunu, kesinleşmediğini, dava konusu taşınmazın dava sırasında imar uygulaması programından çıkartıldığını, davacının belirttiği ıttıla tarihinin, zamanaşımı/hak düşürücü süre olgusunun re’sen araştırılması gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/1003 E., 2020/1206 K. sayılı kararıyla; dosya içinde bulunan belediyenin cevap yazısıyla ilgili taşınmazın imar uygulaması sonucu Belediye hizmet alanı, yönetim merkezi alanı ve trafo olarak belirlenmesi nedeni ile endüstri meslek lisesi yapılamayacağının açıkça ifade edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, şartlı bağışın söz konusu olmadığını, geçerli imar planları bakımından bağışlanma amacının yerine getirilmesinin mümkün olduğunu, tapu iptal-tescil şartları oluşmadığını, davalı Belediyenin taşınmazı bağışlanma amacı dışında kullandığının söz konusu olmayıp bağış amacının mütemerrit hale gelmediğini, dava konusu taşınmazda endüstri meslek lisesi yapılabilmesi için gerekli plan değişikliği işlemleri başladığını, bu hususun davanın sonucunu etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bağıştan dönme (rücu) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 818. sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 241. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de BK.nın 244/3. TBK.nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir. Hemen belirtmek gerekir ki; bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin, kapsamının yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır. Bu itibarla salt kullanılan sözlerin değil, tarafların gerçek iradelerinin ve bağışlayanın asıl amacının ortaya çıkarılması gerekir. Ayrıca amacın gerçekleşmeyeceğinin kesin biçimde anlaşılması tarihi ile bu tarihten itibaren BK.nın 246. TBK.nın 297. maddesine göre bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde bağıştan dönme (rücu) hakkının kullanılıp kullanılmadığının araştırılması da zorunludur.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde oluşuna, (III.) no.lu paragrafta yer verilen İlk Derece Mahkemesi kararının, (IV/3.) no.lu paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelere göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren ve 29.11.2022 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 554.167,37 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.