Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/8608 E. 2007/7471 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8608
KARAR NO : 2007/7471
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 23.973.141.000 TL eğitim ve öğretim masrafının davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da, gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Bozmadan önceki 24.02.2005 tarihli mahkeme kararında davanın kabulü ile 23.973,14 YTL alacağın görevden ilişiğin kesildiği tarih olan 25.04.2003 tarihinden itibaren kademeli olarak tahsil tarihindeki en yüksek mevduat faiz oranı ile hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dairenin 11.10.2005 tarih 2005/6467 Esas-2005/8898 karar sayılı bozma kararında ise, dosya içerisinde bulunan taahhüt ve kefalet senedinin incelenmesinden; sözkonusu yüklenme senedinin 1. sayfasında yer alan öğrenim sırasındaki bölümün 6. maddesinde herhangi bir şekilde %50 oranında cezai şart ödemesine yer verilmediği halde, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm altına alınan miktar içerisinde %50 oranında cezai şart tutarının da bulunduğu dikkate alınmadan sözkonusu meblağın ödenmesine hükmedilmiş olması doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, bozma dışında kalan hususlar taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu durumda mahkemece bozma doğrultusunda işlem yapılıp tarafların borç ve haklarının belirlenmesi, dava konusu olayın Dairenin bozma kararından sonra yürürlüğe giren “5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa” kapsamında kaldığının tespiti halinde ise “konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilip mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin ise davanın açılmasına sebep olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile usuli kazanılmış hak kuralını da ihlal edecek şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.