Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/5427 E. 2023/992 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5427
KARAR NO : 2023/992
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Olası kastla yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesi birinci fıkrası, 87 nci maddesi (d) bendi ve son fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere tabi infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.2018 tarihli ve 2017/16649 Esas, 2018/9508 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı delillerin takdirinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/166 Esas, 2019/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi birinci fıkrası, 35 inci maddesi ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları gereğince 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere tabi infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/166 Esas, 2019/4 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/1229 Esas, 2020/2184 Karar sayılı kararı ile sanığın olası kastla yaralama suçundan üst sınıra yakın cezalandırılması gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası, 86 ncı maddesi üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesi (d) bendi, 62 nci maddesi birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları gereğince 4 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere tabi infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi; kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
3. Katılan vekilinin temyiz istemi; suç vasfını hatalı tespit edildiğine, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve katılanın ayrı araçlarda şoför olarak trafikte seyir halinde bulundukları, araçlar durduğunda katılanın sanığa hitaben “sen ne biçim araba kullanıyorsun” demesi üzerine, sanığın katılana yumruk attığı, daha sonra tarafların yollarına devam etmek üzere araçlarına bindikleri, sanık …’ın aracında bulunan tanık İlkay’ın anlatımlarına göre; sanığın, “şunu yakalayalım” diyerek katılanı takip etmeye başladığı, yetişince de arabanın arka kısmına çarptığı, sonra yine arabanın yan kısmından çarpa çarpa gitmeye başladığı, bu şekilde katılanı yolda sıkıştırdığı, katılanın da sanığa yol vermemek için aracı yolda sağa ve sola hareket ettirerek ilerlediği ve nihayetinde sanığın kullanımındaki aracın katılanın bulunduğu araca çarpması neticesinde katılanın direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve takla atarak yoldan çıkıp, katılanın hayati tehlike geçirecek biçimde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Katılan her aşamada sanığın kendisinin aracına çarparak kaza yapmasına sebeb olduğunu belirtmiştir.

4. Olaya ilişkin bilgisi bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Olay tutanağı, Kaza Tespit Tutanağı, Mobese İnceleme Tutanağının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Mahkemece Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/1229 Esas, 2020/2184 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Olay günü sanığın aracında bulunan tanık İlkay’ın aracı kullandığı, katılanın da sanığın araçla kendisine çarparak kaza yapmasına sebebiyet verdiği yönündeki anlatımları, dava dosyasında bulunan kaza tespit tutanağı ve mobese inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sübuta erdiği ve suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Suç Vasfı
Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastı dikkate alındığında olası kastla yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinin belirtildiği, gerek Yargıtay gerekse bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece suç vasfının değerlendirildiği ve sanığın ölüm neticesinin de meydana gelme olasılığına rağmen eylemine devam etmesi hususu dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sanığın olası kastla yaralama suçundan cezalandırılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Eksik Ceza
Sanığın katılana silahtan sayılan araç ile çarpması sonucu katılanın hayati tehlike geçirecek ve orta (3/6) derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığı, sanığın eylemi neticesinde birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşma derecesinin 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdiri İndirim
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın sabıkalı geçmişi ve adli sicil kaydına yansıyan suça eğilimli kişiliği göz önünde bulundurularak sanık hakkında TCK’nin 62/1. maddesi uyarınca indirim uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince, katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.