Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/7562 E. 2023/187 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7562
KARAR NO : 2023/187
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/12 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; katılanın sanık hakkında böyle bir şikayette bulunmasının olayın gerçekleşmediği kanaatiyle yorum yapıldığında hiçbir maksat ve faydasının olmayacağına, katılanın tecavüz neticesinde yaşadığı hamileliğin ardından dünyaya getirdiği çocuğun babasız olarak sorumluluğunu alması ve sanığın evlilik ısrarına rağmen bunu kabul etmemesi halinin şikayet konusu suçun icrai hareketlerinde bulunduğunu destekler mahiyette olduğuna, Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulundan alınan ruh sağlığı raporunun gerçeğe aykırı ve yanlış yorumlandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan, 2006 yılında aynı okulda öğrenim gördükleri sırada tanışmışlardır. Sanığın katılanı onunla evleneceği hususunda ikna etmesi üzerine sevgili olmuşlardır. 2009 yılı Haziran ayı içerisinde sanık ile katılan, Erzurum’a gezmeye gitmiş ve sanığın bir arkadaşının evinde kalmışlardır. Katılanın iddiasına göre sanık zorla vajinal yoldan kendisiyle ilişkiye girmiştir. Katılan zora dayalı gerçekleşen ilk eylemden sonra bunu adli makamlara anlatacağını söylemiş, sanık ise katılanla evleneceğini söyleyerek onu oyalamıştır. Katılan 2009 yılı Eylül ayında hamile olduğunu öğrendikten sonra çocuğu aldırmak istemiştir; ancak yasal kürtaj süresini geçirdiği için terminasyon işlemi gerçekleştirilememiştir. Katılanın iddiasına göre hamilelik süresi boyunca sanık onunla ilgilenmemiştir; ayrıca onu tehdit ederek 2009 yılı Ekim ve Kasım ayları içerisinde birkaç defa daha vajinal yoldan cinsel ilişkiye girmiştir.

2. Katılan, sanığın eylemlerinden dolayı 15.04.2010 günü savcılığa müracaat ederek şikayetçi olmuştur.

3. Sanık kovuşturma evresinde alınan ifadesinde; sevgilisi olan katılanın rızası doğrultusunda birden fazla defa vajinal yoldan ilişkiye girdiklerini belirterek suçlamaları reddetmiştir.

4. Mahkemece dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgileri bulunmamaktadır.

5. İstanbul Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 30.10.2013 tarihli raporunda, katılanda depresif uyum bozukluğu tespit edildiği, söz konusu psikiyatrik bozukluğun sanığın eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda kurulca ayrım yapılamayacağı, suçun sübutu halinde ruh sağlığındaki bozulmanın cinsel saldırıya bağlı olarak geliştiğinin kabulünün uygun olacağı değerlendirilmiştir.

6. İlk Derece Mahkemesi; katılanın ifadesi, sanığın tüm aşamalarda değişmeyen savunması, tanıkların anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre cinsel ilişkinin zorla gerçekleştiği hususunda müştekinin soyut iddiası dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını değerlendirerek sanık ile katılan arasındaki cinsel ilişkiyi iki yetişkin arasındaki bir birliktelik olduğunu kabul etmiş ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanık hakkında beraat kararı vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; şikayetin iddia edilen eylemin üzerinden uzunca bir zaman geçtikten sonra yapılması, intikaldeki gecikmeye yönelik kabul edilebilir bir sebep öne sürülememesi, tanıkların görgüye dayalı bir bilgiye sahip olmaması, katılanın maruz kaldığını iddia ettiği eylemlerin zora dayalı gerçekleştirildiğine yönelik soyut iddiası dışında sanığın cezalandırılması için yeterli olabilecek düzeyde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delile ulaşılamaması, ruh sağlığı raporunun suçun sübuta erdiğini gösteren bir kanıt mahiyetinde olmaması nedeniyle mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2013/12 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.