Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13484 E. 2023/125 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13484
KARAR NO : 2023/125
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ise 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu anlaşılmakla gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1568 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafii
1. Çocuğa karşı cinsel istismar suçunun düzenlediği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinde müvekkilin eylemine uygun düşen bir düzenleme bulunmamaktadır. Suçta kanunilik ilkesi gereğince, maddi unsurları oluşmamış bir suçtan dolayı müvekkil hakkında verilen mahkûmiyet kararı kabul edilemez.

2. Ailenin babası olan müvekkilin tutuklanarak ceza evinde bulunmasından dolayı aile ciddi ekonomik ve sosyal sıkıntılar yaşamaktadırlar. Tarafların mağduriyetleri katlanarak artmaktadır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi ile korunan hukuksal değer olan seyahat özgürlüğü hiç bir surette sanık tarafından engellenmemiştir. Suçun unsurları oluşmadığından dolayı hüküm kurulan madde usul ve yasaya aykırıdır.

B. Katılan Bakanlık vekili
1. Kanun koyucunun sözü geçen yasa maddeleri ile eylemine uyan suç ile ilgili sanığa verilmesi gereken cezanın alt ve üst sınırını belirleyerek mahkemeye takdir yetkisi tanıdığı açıktır. Ancak takdir yetkisinin somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun kullanılarak işlenen suçların karşılığında vicdanları tatmin edecek bir ceza verilmesi gerekir.

2. Buna karşın; yerel mahkeme tarafından işlenen suçlar için alt sınıra yakın ceza verilmiş ve de verilen cezalarda takdiri indirim uygulanmıştır. Sanığın eylemlerinin ağırlığı, kastının yoğunluğu, olayın vahameti göz önüne alınarak yerel mahkemenin alt sınıra yakın verdiği ve takdiri indirim uyguladığı cezalar kamu vicdanını rahatlatır nitelikte değildir. Sanığın atılı suç yönünden üst hadden, takdiri indirim uygulanmadan cezalandırılması gerektiği kanaatindeyiz.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın mağdurun öz babası olduğu, mağdurun alınan beyanlarında; yaklaşık altı sene önce Kapaklı ilçesine taşınmaları üzerine sanığın kendisine evde bulunduğu zamanlarda el kol hareketleri yaptığını, kendisiyle şakalaştığını, 2019 yılında eğitim döneminde okulların kapanmasından iki gün önce babasının kendisine karşı olan cinsel eylemleri sebebiyle evden kaçtığını, evden kaçmadan iki gün önce odasında üzerini değiştirirken babasının birden odanın kapısını çalmadan içeriye girdiğini, bu sırada uygunsuz vaziyette olduğunu, babasının kendisine arkadan sarılarak göğüslerine dokunduğunu, bunun üzerine babasının cinsel organına tekme ile vurduğunu, babasının odadan dışarıya çıktığını, yaklaşık bir yıl önce de işe gireceğinden dolayı babası ile birlikte sağlık raporu almaya gittiklerini, araba ile eve döndükleri esnada birden babasının arabanın yönünü değiştirerek İkiz Göllere doğru gitmeye başladığını, İkiz Göller civarında babasının aracı bir tarafa doğru çekip kendisine doğru yanaştığını, kıyafetinin üzerinden göğüs bölgesini ellemeye başladığını, çok korkması sebebiyle panikle bağırdığını ve babasının kendisine “Bu yaşanan olayı kimseye anlatmayacaksın” şeklinde söylemlerde bulunduğunu belirtmek suretiyle babasından şikayetçi olmuştur.

2. Sanık aşamalardaki savunmalarında, mağdur kızının olaya ilişkin anlattıklarını birebir kabul etmiş ve atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde takdiren ve teşdiden ”4 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın evvelce sabıkası bulunmaması ve eylemlerini önemli ölçüde ikrar etmiş olması lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
1. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiin söz konusu hükme yönelik temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1568 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.