YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5083
KARAR NO : 2008/8915
KARAR TARİHİ : 21.07.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istemi pul yokluğundan reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda hakim, 12.maddedeki belgelere dayanılarak taşınmazın kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir. Bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın üzerinde özellikleri tam açıklanmayan dört adet yapı mevcuttur. Paydaş ve bağımsız bölüm sayısı itibariyle her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşüp düşmediği ve yapıların Kat Mülkiyeti Yasasının 50/2 maddesi hükmüne uygun nitelikte olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durum karşısında Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı bakımından mahkemece bu konuda yeterli bir inceleme yapılmadan ve inandırıcı bir gerekçe içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak “taksimin mümkün olmadığı” yolundaki görüşe dayanılarak taşınmazın satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan;
Yukarıda açıklanan nitelikte araştırma ve inceleme sonucunda taşınmazda kat mülkiyetinin kurulması ve her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm özgülenmesi suretiyle aynen taksimin mümkün olmayacağının saptanması halinde ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilir. Satış yolu ile ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina vs. gibi muhdesat varsa bunlar Medeni Kanunun 619.maddesi uyarınca arzın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilmelidir. Yapılardan bazılarının bir kısım hissedara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm hissedarlar ittifak ediyorsa veya somut olayda olduğu gibi bu konuda kesinleşmiş mahkeme kararı (Pendik 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/22-146 sayılı dosyası) var ise o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhdesatın ve arzın dava tarihi itibari ile ayrı ayrı değerleri tespit ettirilir. Bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değerleri saptanır. Bulunan tüm değer muhdesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibari ile ne kadarının muhdesata, ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında, bulunan bu yüzde nispetler gözönünde tutularak, muhdesata isabet eden kısmın sadece muhdesat sahibine veya payları oranında sahiplerine, arza düşen kısmın da gene payları oranında tüm hissedarlara verilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan yönler üzerinde durulmadan, satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.