YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3401
KARAR NO : 2008/8265
KARAR TARİHİ : 08.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesi gereğince irtifak hakkının tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun yürürlükten kaldırılan 17. maddesi uyarınca kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir.
Bu madde, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargı mercilerine başvurulmadığı veya bu konuda açılan davalar kesinleştiği ve mal sahibinin rızası ile taşınmazın idare adına tesciline yanaşmadığı hallerde, idarece takdir edilen ve varsa artırılan bedelin bankaya yatırıldığını veya ilgilisine ödendiğini bildiren makbuz ve belge örnekleri ile birlikte mahkemeye verildiğinde mahkemenin verilen belgeleri inceleyerek kamulaştırmanın usulüne uygun tamamlandığını saptaması halinde tescile karar vereceğini hüküm altına almıştır.
Bu durumda 17. maddeye göre tescil kararı verilebilmesi için diğer koşulların yanında kamulaştırma bedelinin takyitsiz olarak taşınmaz maliki adına bankaya yatırılmış olması gerekmektedir. Esasen kamulaştırma bedelinin peşin ödeneceği hususu Anayasanın 46. maddesinin de gereğidir.
O halde böyle bir hakkın kullanılabilmesi için idare tapu malikini ferağa davet edecek, olmadığı takdirde, kamulaştırma belgeleri ve bedelle ilgili makbuz veya dekontlar ile birlikte mahkemeye başvuracaktır.
Dava konusu taşınmazın 1/2 pay maliki olan Hazineye kamulaştırma belgelerinin tebliğ edilip edilmediği ve 2942 Sayılı Yasanın 30. maddesine uygun biçimde kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı, kamulaştırma işleminin ve bedelinin kesinleşip kesinleşmediği konusunda inceleme yapılmadan Hazinenin payını da kapsar biçimde irtifak hakkının tesisi ile tescile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 8.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.