YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5724
KARAR NO : 2007/8746
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde deprem sonrası oluşan hasarın onarımı için harcanan 12.000 YTL’nin aylık %10 geçikme tazminatı ile birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl alacağın yargılama sırasında ödenmiş olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, bu alacağın 13.5.2003 tarihinden itibaren aylık % 10 oranında faizin (gecikme tazminatının) davalılardan dayanışmalı olarak alınıp davacıya verilmesine hükmedilmiştir. Hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geçiktiği günler için aylık %10 oranında geçikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre gecikme tazminatının başlangıcının saptanmasında ilgili kat malikinin ödemekle yükümlü bulunduğu ortak gider borcunu yöntemince öğrendiği gün esas alınır. Somut olayda davalı tarafa anayapının güçlendirilip onarılmasından dolayı payına düşen ortak gider borcunun dava dilekçesinin tebliğ edildiği güne kadar yöntemince bildirildiğine ilişkin herhangi bir belge dosyada bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı taraf sözü edilen borç tutarını davalı tarafın vekili olduğu gerekçesiyle … … adlı kişiye taahhütlü olarak 13.5.2003 günü bildirdiğini belirtmiş ve buna ilişkin tebligat parçasını ve ekindeki vekaletname örneğini dosyaya sunmuş ise de vekaletnamenin incelenmesinde bunun eldeki somut olayla ilgili özel bir vekaletname olmayıp bir çok hususu kapsayan genel vekaletname niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Böyle bir vekaletnamenin vekille vekil eden arasında hukuki sonuç doğurduğunda kuşku yoktur. Ancak Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin yukarıda sözü edilen fıkrası uyarınca ortak gider borcunun tamamını ödemeyen kat malikine yönetimin ya da ilgili diğer kişilerin (kat maliklerinden her hangi birinin) yöntemine uygun biçimde tebligat yapması asıldır. ./..
Vekile gönderilen tebligatın asıl borçlu kat maliklerine ulaştırılıp ulaştırılmadığı ve onların bu borçtan hangi tarihte haberdar oldukları hususunda da dosyada bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Tebligat Yasasının 32. maddesi hükmüne göre geçersiz bir tebligat söz konusu olduğunda tebligat yöntemine aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise geçerli kabul edilir. Aksi takdirde böyle bir tebligat yapılmamış sayılır. Somut olayda borçlu davalı kat malikleri yerine onların vekili olduğundan bahisle genel nitelikteki vekaletnameye dayanılarak yapılmış bulunan tebligatın usulüne aykırı bulunduğunun kabulü ile bunu borçlu davalıların öğrendikleri günde tebligat yapılmış olacağından mahkemece öncelikle davalı tarafın dava konusu edilen ortak gider borcunu yöntemince öğrendikleri tarihin açıkça saptanması ve bu tarihten itibaren gecikme tazminatına hükmedilmesi, dava gününe kadar yöntemine uygun bir tebligatın yapılmadığının ve dolayısıyla davalıların paylarına düşen ve ödemeleri gereken borç tutarını dava dilekçesinin kendilerine tebliği ile öğrendiklerinin anlaşılması durumda ise geçime tazminatının o tarihten itibaren asıl borcun ödendiği (8.2.2007) gününe kadar ki süre için hesaplanması gerekir.
Yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurulup buna göre gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan ayrıca ödeme planı da gözetilmeden 13.5.2003 gününden itibaren 12.000 YTL. asıl alacak üzerinden aylık %10 gecikme tazminatına hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.