Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/10989 E. 2023/357 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10989
KARAR NO : 2023/357
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası, 5237 sayılı Kanun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık …’in temyizi katılan sanık …’ın cinsel amaçla hareket ederek üzerine atılı suçu işlediğine, kendisinin hakaret ve tehdit kastıyla hareket etmediğine bu suçların unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi, aksi halde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan mağdure vekilinin temyizi sanık …’ın sözleriyle cinsel tacize teşebbüs ettiğine ve cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Katılan sanık …’ın Fatih Sultan Mehmet İmam Hatip Ortaokulunda … Dersi verdiği, katılan sanık …’ın 6/B sınıfında … dersinde, İngilizcedeki kelimelerin dişi ve erkek olması benzeri …’da da bazı kelimelerin dişi ve erkek olarak yani müzekker ve müennes olarak nitelendirildiği konusunu anlatırken, derse çocukların ilgisini çekmek amacıyla biraz da esprili bir anlatımla baba kelimesi geçen bir cümlede “Sakın annenizi müzekker, babanızı müennes yapmayın, çocuk mocuk olmaz, siz de olmazdınız” diyerek espri yaptığı, her ne kadar mahkememizde dinlenen bir kısım tanıklar söz konusu cümleden biraz utandıklarını söyleseler de, bundan kötü bir anlam çıkarmadıklarını, yani cinsel taciz içerecek bir anlam çıkarmadıklarını beyan ettikleri, ayrıca katılan sanık …’ın aynı konuyu anlatırken babaların yani erkeklerin göbekli oldukları hususunda anlatımda bulunduğu, yine buradan hareketle esprili bir şekilde çocukların dikkatini toplamak amacıyla “Hadi bakalım, bırakın başka şeylerle uğraşmayı, bana odaklanın, benim kocaman göbüşüme odaklanın” dediği, bu cümlede de herhangi bir cinsel taciz çağrıştıracak bir durumun derse katılan öğrenciler tarafından görülmediği anlaşılmış, her ne kadar katılan sanık … hakkında, katılan mağdure çocuk …’ya karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü madde uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir. Bu olaydan sonra katılan sanık …’in diğer katılan sanık … yukarıdaki olay nedeniyle katılan sanık …’ı … .. .. numaralı telefon hattından numarasını gizleyerek katılan sanık …’nın … .. .. numaralı telefon hattını aramış, kendisine hitaben “İmamhatipteki … öğretmeni sen misin lan, böyle şerefsizlik böyle namussuzluk olur mu, senin aklını alırım, canını alırım, bu namus meselesidir, göbeğini açmışsın, göbüşüme bakın göbüşüme demişsin öğrencilere, milli eğitim dahil seni her yere şikayet edeceğim, canına okuyacağım aklını alacağım senin” diyerek hakaret ve tehdit etmiş, katılan sanık … mahkememizdeki savunmasında, katılan sanık …’a hitaben

“Yaptığınız terbiyesizlik değil mi” dediğini, bunun haricinde hakaret ve tehditte bulunduğunu hatırlamadığını, çok sinirli olduğunu, demiş olabileceğini, ayrıca aynı gün siniri geçince katılan sanık …’ı yeniden arayarak barışmak istediğini, fakat kendisinin kabul etmediğini beyan etmiştir. Tanık Ü. A.’ya mahkememizdeki beyanında, olay günü kocası eve geldiğinde telefonla birisi ile görüştüğünü, bu görüşme sırasında telefonun haporlörü açık olmadığından sadece eşi …’ın konuştuklarını duyduğunu, eşi katılan sanık …’ın bir ara karşı tarafa “Ben bu gün okulda bir kaç farklı sınıfa girdim, müzekker ve müennes meselesini anlattım, sizin dediğiniz gibi birşey yok, niye bağırıp tehdit ediyorsunuz” dediğini duyduğunu, ayrıca karşı tarafın bağırdığının telefondan anlaşıldığını, eşi telefonu kapattığında kendisine, kendisini birisinin aradığını, tehdit ettiğini söylediğini beyan etmesi karşısında, katılan sanık …’in, diğer katılan sanık …’a karşı üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği anlaşılmış, katılan sanık …’ın üzerine atılı tehdit suçundan suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik de göz önüne alınarak sanığın alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezadan takdiri indirim uygulanmasına, sanığa verilen hapis cezasının, sanığın kişiliği sosyal ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özelliklerde dikkate alınarak, adli para cezasına çevrilmesine, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar olması ve sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile dosyaya yansıyan kişilik özellikleri de dikkate alındığında, yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılmaması nedeniyle koşulları oluşmadığından sanık hakkında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Katılan sanık …’in diğer katılan sanık …’a karşı üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan, suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik de göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince sanığın takdiren ve tercihen alt sınırdan adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezadan takdiri indirim uygulanmasına, sanığa verilen cezanın niteliği gereği ve sanık hakkında adlî para cezası tercih edildiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 51 ve 53 üncü maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar olması ve sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile dosyaya yansıyan kişilik özellikleri de dikkate alındığında, yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılmaması nedeniyle koşulları oluşmadığından sanık hakkında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığın adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden ilgili mahkemesine bildirimde bulunulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Beraat hükmünün incelenmesinde; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Sanığın katılan …’ın … dersinde müzekkerlik (erkeklik) ve müenneslik (dişilik) konusunu anlatırken “Babanız erkek, anneniz dişi, babanız ile annenizi karıştırmayın yoksa çocuk mocuk olmaz, siz de olmazdınız” şeklindeki, ayrıca derste “Hadi bakalım, bırakın başka şeylerle uğraşmayı, bana odaklanın, benim kocaman göbüşüme odaklanın” şeklindeki sözlerinden kızı mağdure …’nın etkilenip bunları evde kendisine anlatması üzerine sinirlenerek katılan …’ı telefonla aradığı ve hakaret içerikli sözler söylediği şeklindeki beyanlarının tanıklar tarafından doğrulanması, yine olayın oluşunun mahkemece de bu şekilde kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında tehdit suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 29, hakaret suçu yönünden ise aynı Kanun’un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması ile hükümden önce 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı dikkate alındığında, sanık hakkında müsnet suçlardan verilen 6.080,00 TL ve 3.000,00 TL adli para cezalarının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceğinde yasal zorunluluk bulunması hususunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (A) harfli alt başlıkta açıklanan nedenlerle Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararı katılan sanık … ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık … ile katılan mağdure Rümeysa vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Gerekçenin (B) harfli alt başlıkta açıklanan nedenlerle Bozüyük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.