YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28230
KARAR NO : 2023/128
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/430 Esas, 2016/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1.Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 50 inci ve 52 inci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının aylık (24) eşit taksit halinde ödenmesine,
2. Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, aynı Kanun’un 62 inci, 50 inci ve 52 inci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının aylık 24 eşit taksit halinde ödenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; temyiz sebeplerini içermeyen 04.08.2016 tarihli dilekçesiyle kararın bozulmasını talep ettiği belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, tedavi olmak amacıyla … Devlet Hastanesi’nin acil bölümüne gittiği, sanığa iğne yapılarak müşahede odasına alındığı, kısa bir süre sonra sanığın kendisiyle yeterince ilgilenilmediğini ileri sürerek burada hemşire olarak görev yapan katılan … ile tartışmaya başladığı, tartışma sırasında sanığın katılana “Bana el kol hareketi yapma, burada kırmazsam dışarı kırarım.” diyerek katılanı tehdit ettiği ve “Beşinci sınıf o..” diyerek hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda, Yerel Mahkemece “dosya kapsamı, katılan beyanları, sanık savunmaları, tanık beyanları, hastane görevlilerince tanzim edilmiş tutanaklar, hastane kayıtları, kolluk görevlilerince tanzim edilmiş tutanaklar, adli sicil ve nüfus kayıtları ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde” şeklindeki gerekçeyle sanığın eylemleri sabit görülerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz İstemi ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
A. Sanığın savunmasında suçlamayı ret ettiği, kovuşturma aşamasında dinlenen sanığın kız kardeşi tanık …’nin ve arkadaşı olan tanık …’nin sanığın savunmasını doğruladığı, katılanın beyanlarının da hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında dinlenen aynı yerde güvenlik görevlisi olan tanık … ve hemşire olan tanık … tarafından doğrulandığı, yaşanan olayın katılan ve tanıklar … ve … tarafından tutanak altına alındığı olayda, Yerel Mahkemece sanığın savunmasına ve bu savunmayı doğrulayan tanık beyanlarına hangi gerekçeyle itibar edilmediği, katılanın beyanına ve bu beyanları doğrulayan tanıkların beyanına ve diğer delillere hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı gerekçede açıkça tartışılmadan mahkumiyet hükümleri kurulması,
B. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda; hakaret eyleminin acil servisin müşahade bölümünde gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında, eylemin gerçekleştiği kabul edilen acil servis “müşahede odasında” aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle sanığa verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
C. İki numaralı bozma nedenine uyularak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması halinde, her iki suç yönünden; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “basit yargılama usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi