Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6389 E. 2023/48 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6389
KARAR NO : 2023/48
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2014 tarih, 2014/639 Esas sayılı iddianamesi ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında, Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli

ve 2014/101 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; eylemlerin mağdurenin rızası dışında birden fazla kez gerçekleştiği, atılı suçlardan mahkûmiyet kararı verilmesi, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan mağdurenin olaydan önce tanışıp arkadaşlık kurdukları, bir süre sonra her iki tarafın ailelerinin de anlaşmasıyla 2014 yılı başında nişanlandıkları, nişanlandıktan bir süre sonra 2014 yılı Nisan ya da Mayıs aylarında mağdure ve ailesinin sanığı evlerine davet ettikleri, gece geç saate kadar beraber oturup sohbet ettikleri, daha sonra mağdurenin annesi katılan …’in sanığın evde kalmasını istediği ve sanık ile mağdurenin birlikte aynı yatakta yattıkları, o gece mağdurenin sanıkla kendi isteğiyle cinsel ilişkiye girdiği, devam eden süreçte mağdurenin sanığın evine gittiği burada da mağdurenin rızası ile ilişkiye girdikleri bu ilişkiler sonrası hamile kaldığı, daha sonra sanığın başka suçtan kesinleşmiş ilamı bulunması nedeniyle cezaevine girdiği, cezaevinde bulunduğu sürede mağdure ve annesi katılan …’in sanığın ailesi ile sanıktan cep telefonu, bilezik ve altın takı gibi bazı talepleri olduğu, ancak sanığın cezaevinde olması nedeniyle bu talepleri karşılayamayacağını söylediği, bu aşamadan sonra aralarında anlaşmazlıklar başladığı, taraflar arasındaki nişanın bozulduğu, nişanın bozulması ve mağdurenin de hamile olması nedeniyle katılanların şikayetçi oldukları anlaşılan olayda,

2. Dosya kapsamında bulunan deliller;

a. Mağdurenin eylemlerin rızası dışında zorla tehditle işlendiğine ve eylemlerin oluş ve gelişimine yönelik aşamalardaki esaslı çelişkili beyanları,

b. Sanığın soruşturma aşamasında kendi evinde ve mağdurenin evinde rıza kapsamında ilişkiye girdiklerini mahkeme aşamasında ise mağdurenin evinde rıza kapsamında bir sefer ilişkiye girdiklerine dair savunmaları,

c. Tanıkların mağdurenin sanıkla kaçması üzerine tarafların nişanlandıklarına devam eden süreçte birbirlerine sürekli gelip gittiklerine aralarında bir sıkıntı görmediklerine duymadıklarına daha sonra nişanın bozulduğuna dair anlatımları,

d. Mağdurenin istismar mağduru olduğuna dair görüş içeren ÇİM raporu,

e. Mağdurenin hamile olduğuna ve ceninin sanığın DNA’sı ile uyumlu olduğuna dair adli raporlar,

f. Mağdurenin hastane doğumlu olduğuna dair doğum tutanağı,

g. Sanık ile mağdure arasında olay tarihleri zamanına denk gelen süreçte sevgili oldukları kanaatine haiz mesajlaşmalar,

3. Sanık ve mağdurenin nişanlandıklarına dair ve yakın olduklarına ilişkin fotoğraflardır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin olayın oluşumuna ilişkin aşamalardaki çelişkili beyanları, tanıkların anlatımları, dosya kapsamında bulunan mesajlaşmalar ve fotoğraflar, mağdure hakkında aldırılan adli raporlar, sanığın rıza ile iki kez ilişkiye girdiklerine dair ikrar içeren savunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından mağdurenin rızası kapsamında gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1. Sanığın işlediği reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış,

2. Sanığın müdafii eşliğinde alınan savcılık beyanında mağdure ile iki kez rızası kapsamında ilişkiye girdiklerini ikrar etmesi karşısında sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği artırım yapılmayarak eksik ceza tayinine sebebiyet verildiği anlaşılmış,

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.