Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28335 E. 2023/329 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28335
KARAR NO : 2023/329
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2015/589 Esas, 2016/636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Tebliğnamede “Sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat karaarı verilmesi.” ve “Basit yargılama usulünün uygulanması zorunluluğu.” nedenleriyle hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu bu nedenle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, şikâyetçinin … sayfasında “Okulda sana göstereceğim, ben o dağa çıkarım ama boşta çıkmam, giderken seni de götürürüm.” şeklinde yorumda bulunarak tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda;
1.Şikâyetçi, tehdit eylemine dair … çıktısını sanığın kendisini engellemesi sebebiyle alamadığını beyan etmiştir.
2.Sanık savunmasında, söz konusu … hesabının kendisine ait olduğunu ancak paylaşımı kendisinin yapmadığını, şifresini ele geçiren kişilerin bu paylaşımda bulunabileceğini belirtmiştir.
3.Yerel Mahkemece, … çıktısının dosyaya ibraz edilmemesi ve sanığın suçlamayı reddetmesi karşısında, şikayetçinin soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği şeklindeki gerekçeyle tehdit suçundan beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe aşağıda belirtilen nedenlerle iştirak edilmemiştir.
A. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “Suçsuzluk” ya da “Masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın aşamalarda suçlamayı reddetmesi, suça konu … çıktısının dosyaya ibraz edilememesi ve şikâyetçinin beyanı dışında bir delilin de dosya arasında bulunmaması karşısında, atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanığın şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesine hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.