YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12206
KARAR NO : 2023/202
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; kayden 01.10.2000 doğumlu olup ilk derece mahkemesinde ifadesinin alındığı 28.12.2015 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin olaydan dolayı suça sürüklenen çocuktan (…) şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye atanan vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
… müdafiinin çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz istemi 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılarak itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.
… müdafiinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden; … hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2015 tarih, 2015/59754 soruşturma sayılı iddianamesiyle … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/434 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararı ile …’nin eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine; çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan ise 5237 sayılı Kanun’nun 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, … hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hüküm yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.02.2020 tarih ve 14-2016/46395 sayılı incelenmeksizin iade görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Mağdure vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme neticesinde suça sürüklenen … hakkında beraat kararı verilmesine, …’nin evlenme vaadiyle mağdurenin iradesini etkilediğine, mağdurenin hukuken geçerli rızası olmadığından … hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
2. … müdafiinin temyiz isteği; reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden …’nin suç kastının olmadığına, yasal unsurları oluşmadığından çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun sübutunun kabulü halinde ise mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne, vekaletnameli müdafii olması nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; gerek …, gerekse mağdurenin yargılama aşamasında gerçekleşen olayları samimi şekilde anlatarak cinsel ilişki eyleminin 2015 yılı Ekim ayı ortasında gerçekleştiğini net bir şekilde dile getirdikleri, mağdurenin nüfus kaydı göz önüne alındığında 01.10.2000 doğumlu olduğunun anlaşıldığı, duruşmada dinlenen mağdurenin …’nin eyleminin kendisinin rızası doğrultusunda gerçekleştiğini dile getirdiği, doktor raporu içeriğinden cinsel ilişki
nedeniyle mağdurenin hamile kaldığı ve kızlığının bozulduğu, suç tarihi göz önüne alındığında mağdurenin on beş yaşını doldurmuş olduğunun anlaşıldığı, olay sırasında …’nin mağdureye yönelik olarak zor kullandığı ya da iradesini etkileyecek başka bir madde kullandığına ilişkin bir tespit ya da delilin dosyaya yansımadığı, mağdurenin … ile rıza ile cinsel ilişkiye girdiği göz önüne alındığında …’nin eyleminin on beş yaşını doldurmuş, on sekiz yaşından küçük mağdure ile rıza doğrultusunda cinsel ilişkiye girmek olarak kabulünün gerektiği, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesi kapsamında kaldığı, takibinin şikayete bağlı olduğu anlaşılmakla … hakkında müsnet suçtan açılan kamu davası ile ilgili olarak 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği düşme kararı vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
2. …’nin on beş – on sekiz yaş grubunda bulunan mağdureyi alıkoyduğu mahkemece kabul edilmiş ancak olay nedeniyle mağdurenin sanıktan şikayetçi ve davacı olmadığı, gerçekleşen eylemde herhangi bir zorlama bulunmadığı, olay nedeniyle on beş – on sekiz yaş grubunda bulunan mağdurenin babası müşteki …’nin şikayetçi olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı suç yönünden suçun müştekisinin yaşı küçük mağdurenin anne ve babası olabileceği göz önüne alındığında …’nin on beş – on sekiz yaş grubu arasında bulunan mağdureyi anne ve babasının rızası haricinde alıkoyduğu, eylem kül halinde hürriyeti tahdit değil çocuğun alıkonulması suçunu oluşturduğu anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği cezalandırılmasına, sabıkasız …’nin yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat hasıl olduğundan ve dosyaya yansıyan somut zarar bulunmadığı anlaşıldığından … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 01.10.2000 doğumlu olup ilk derece mahkemesinde ifadesinin alındığı 28.12.2015 tarihli duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin olaydan dolayı suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Çocuğun Kaçırılması veya Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Yönelik
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve anılan karara yönelik temyiz istemi 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip, esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılarak itirazın reddedildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu nedenle tebliğnamedeki incelenmeksizin mahalline iade görüşüne
iştirak edilmemiştir.
2. Suçun Vasıflandırmasına Yönelik
Olayın intikal şekli ve zamanı, suça sürüklenen … ile mağdurenin cinsel ilişkinin 2015 yılı Ekim ayı ortasında ve rızayla olduğuna ilişkin yargılama aşamasındaki samimi beyanları, tanık … …’in beyanları ve tüm dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun 01.10.2000 doğumlu olan mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girmesi eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdurenin şikayetçi olmaması nedeniyle düşme kararı verilmesinde ve bu nedenle suça sürüklenen … yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından suça sürüklenen … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) harfli alt başlıkta açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/434 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen … Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) harfli alt başlığın birinci bölümünde açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/434 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen … müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Suça Sürüklenen … Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) harfli alt başlığın birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerinde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/434 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararında suça sürüklenen … müdafiii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.