YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5043
KARAR NO : 2009/6495
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkı ile taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas alınır. Somut olayda dava tarihi 07.05.2008 olup, tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın 2008 yılı İl Tarım Müdürlüğü resmi verilerine göre değerlendirilmesi gerekirken, dava tarihinin 07.05.2007 olarak kabulü ile 2007 yılı verilerine göre değerlendirme yapılmış olması,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %6 yerine %5 oranı uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
3-Kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu saptanan taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin hesaplanmasında taşınmazın bulunduğu İl Tarım Müdürlüğünün kuru şartlarda dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin verilerinin ortalama değerlerinin esas alınması gerektiği düşünülmeden resmi verilere aykırı rakamlar üzerinden hesaplama yapılması,
4-Aynı yöreden daireye intikal eden dava dosyalarında Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin ı bendi uyarınca kamulaştırma bedelinde herhangi bir artırıma gidilmediği, birinci bilirkişi kurulu raporunda da bu yönde bir hesaplama yapılmadığı dikkate alınmadan ve davaya konu taşınmazın aynı köydeki diğer taşınmazlardan daha üstün olduğuna dair herhangi bir açıklama da yapılmadan ikinci bilirkişi kurulu raporunda % 50 oranında artırıma gidilmesi,
5-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri kamulaştırma bedelinin tespitinde –zorunlu haller dışında- tek bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasını öngörmekte olup, anılan yasanın 10.maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca adil ve hakkaniyete uygun kamulaştırma bedelinin tespiti bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmasıyla mümkündür. Mahkemece öncelikle birinci bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan hususlarda ek rapor alınması ve denetlenmesinden sonra bu rapora göre kamulaştırma bedelinin tespiti, bunun mümkün olmaması veya ek rapor alınmasına karşın usul ve yasaya uygunluğun sağlanamaması halinde ikinci bilirkişi kurulundan ek rapor alınması yoluna gidilmesi gerekirken, her ikisi de usul ve yasaya uygun olmayan iki raporun aritmetik ortalamasının kamulaştırma bedeli olarak kabulü,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.