Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14396 E. 2023/229 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14396
KARAR NO : 2023/229
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022/3112 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açılmıştır.

2. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile aynı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/985 Esas, 2022/892 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.11.2022 tarihli ve 9-2022/138477 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delillerin dosyada bulunmadığına ve alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi, sanığın eylemlerinin sarkıntılığı aşmış olduğuna ve hukuki nitelendirmede hata yapılarak sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, mağdur çocuğun halasının eşi ve 3. dereceden kayın hısmı olduğu, sanığın ilk olarak 2020 yılı içerisinde belirlenemeyen bir tarihte mağdur çocuğun göğüslerine, kıyafetlerinin üzerinden cinsel amaçlı olarak dokunduğu, sanığın aynı suç işleme kararı kapsamında, yaklaşık 1 yıllık zaman dilimi zarfında tam olarak tespit edilemeyen tarihlerde mağdur çocuk ile tek başına kaldığı zamanlarda birden
fazla kez kıyafet üzerinden, mağdur çocuğun göğüslerine, sıkma ve okşama şeklinde, cinsel amaçlı olarak dokunduğu, sanığın son olarak 2021 yılı Kasım ayı içerisinde mağdur çocuk ile asansörde tek başına kaldığı esnada, yine mağdur çocuğun kıyafetleri üzerinden cinsel amaçla göğüslerini sıkarak mağdur çocuğa sarıldığı, akabinde, mağdur çocuğun durumu arkadaşlarına ve rehber öğretmenine anlatması üzerine, adlî sürecin başladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık her ne kadar aşamalarda alınan beyanında suçlamaları kabul etmemiş ise de, 2008 doğumlu olup suç tarihinde on üç yaşında olan mağdurun yaşı dikkate alındığında, mağdurun, kendisinin ve ailesinin namusunu ortaya koyacak şekilde, aralarında önceye dayalı bir husumet bulunmayan ve halasının eşi olan sanık ile ilgili bu şekilde isnatlarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunması, mağdurun aşamalarda alınan beyanlarının yer, zaman, kişi ve olay örgüsü bakımından hem kendi içinde hem de birbiri ile uyumlu, tutarlı ve itibar edilebilir bulunması, olayın ortaya çıkış şekli, mağdurun tepkisel tutarlı davranışları, mağdurun sınıf arkadaşı olan tanık …, mağdurun kuzeni olan tanık … ve mağdurun rehber öğretmeni olan tanık …’nin mağdur beyanını destekleyici beyanları dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı sarkıntılık suretiyle zincirleme şekilde cinsel istismar suçunu işlediği kanaatine varılmış olup sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek, üzerine atılı suç nedeniyle cezalandırılmasına dair karar verilmesi gerekmiştir.

3. Sanık hakkında her ne kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca basit cinsel istismar suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; mahkemece sanığın işlediği kabul edilen, sıkma, okşama ve sarılma eylemlerinin, kıyafet üzerinden gerçekleşmiş olması ve her defasında ortalama 5-6 saniye kadar sürmüş olması dikkate alınarak, sanığın işlediği istismar eylemlerinin, belli bir devamlılık arz etmeyen, ani ve kesik eylemler niteliğinde olması nedeniyle sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığına mahkemece kanaat getirilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, ceza tayini yoluna gidilmiştir.

4. Sanık hakkında temel ceza miktarı belirlenirken, sanık ile mağdurun yakın akraba konumunda olmaları nedeniyle, başkalarının erişemeyeceği ortamlarda rahatlıkla yalnız kalabilecek olabilmeleri, başkaları tarafından erişimin zor olduğu böylesine ortamlarda, sanığın eyleminin çok daha ileri boyutlara ulaşabilecek olması bu kapsamda, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, mağdurun olay nedeniyle yaşadığı ve mahkememizce de gözlemlenen yoğun travma hali, bu kapsamda meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın istismar eylemini işlemeye her defasında ısrarlar devam etmesi bu kapsamda, sanığın kastının

yoğunluğu hususları dikkate alınarak, sanık hakkında temel ceza miktarı belirlenirken kısmen teşdit uygulanması yoluna gidilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. İlk derece mahkemesince müsnet suçlardan dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel cezalar belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar nazara alınıp, sanığın eylemine uyan suç tipi için öngörülen cezanın miktarlarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek şekilde somut gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden mevcut haliyle temel cezanın artırım nedeni olarak uygulanan sanıkla mağdure arasındaki kayın hısımlığı, sanığın eyleminin birden çok kez gerçekleşmesi sebebiyle uygulanan zincirleme suça ilişkin hükümler ile kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması suretiyle teşdit nedeni olamayacak yanılgılı değerlendirmeyle alt sınırdan uzaklaşılması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/985 Esas, 2022/892 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.