YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6582
KARAR NO : 2023/125
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2012 tarihli ve 2016/312 Esas, 2016/593 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 62 inci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu tabancanın müsaderesine, kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
B. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile sabit olduğundan, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/312 Esas, 2016/593 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm aynen açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 62 inci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kamera kayıtları, tanık beyanları ve diğer tüm deliller karşısında suçlu olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
A. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, sanığın hem kovuşturma aşamasında hem de temyiz dilekçesi içeriğinde ileri sürdüğü eyleminin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığı yönündeki savunmasına neden itibar edilmediği, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması yönündeki gerekçenin ne olduğu ve deliller açıkça tartşılıp gerekçeye yansıtılmadan, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
B. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ihtarlı davetiyenin öncelikle sanığın bilinen son adresi yerine, doğrudan MERNİS adresinde tebliğe çıkartıldığı ve bu nedenle tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığa yöntemine uygun şekilde yeniden duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden, yokluğunda hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı olduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/312 Esas,2016/593 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.