YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11569
KARAR NO : 2023/128
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2.2c ve 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 103üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2022/975 Esas, 2022/1005 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafisi, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili ve re’sen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın epilepsi hasatası olduğu, cezai ehliyetinin olmadığı, … raporunu kabul etmeninin mümkün olmadığı, sanığın düşünce ve ruh sağlığının yerinde değilken suç konusu eylemlerden sorumlu olmasının mümkün olmadığı, dosyaya bildirilen ve Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan raporda sanığın daha basit suçtan dolayı cezai ehliyetinin yarı oranında olduğunun bildirilmesine rağmen, daha ağır suçtan cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edilmesinin hatalı olduğu, raporlar arasında çelişki olduğu, sanığın zihinsel engelinin doğuştan olduğunu ve iyileşmesinin mümkün olmadığı, sanık hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanması gerektiği, sanığın sabıkasının bulunmadığı, görgü tanığının sanık ve mağduru tuvalette gördüğünü ancak istismar eylemini görmediğini, raporda bahsedilen anüs çevresindeki deformasyonun sanık tarafından yapıldığının belli olmadığı, eski mi, yeni mi olduğunun belli olmadığı, sanığın akıl hastası olması ve öz bakımını tam olarak kendisi yapamadığı için olay günü tuvalette fazla kaldığı, ayrıca sanık ve mağdurun tuvalette bulunmaları nedeni ile pantolonlarının yarıya kadar inik olmasının normal olduğu, sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin delil bulunmadığına ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanığa verilen cezanın yeterli olmadığı, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan mağdur vekilinin temyiz istemi; sanık için verilen cezanın az olduğu, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiği, 62 inci maddenin uygulanmasının yerinde olmadığı lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık hakkında Çarşamba Cumhuriyet Başsavcığının iddianamesi ile öz yeğeni olan mağdura yönelik nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında; sanık …’un 03.02.2013 doğumlu mağdur …’in dayısı olduğu, Ö.Ş. isimli şahsın 04.12.2019 tarihinde Ayvacık İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak; iş için … Mahallesi’nde bulunduğu esnada tuvalet ihtiyacını karşılamak üzere cami tuvaletine gittiğini, kapalı olan kapıyı açtığında tuvaletlerin önünde bulunan holde 20-21 yaşlarında bir … şahıs ile 7-8 yaşlarında bir … çocuğun pontolanları dizlerine kadar inmiş vaziyette ayakta durduklarını ve çocuğun … şahsın önünde durduğunu gördüğünü, bu kişilerin kendisini gördüklerinde üzerlerini düzeltmeye çalıştığını ve yetişkin olan şahsın tuvalete girdiğini, çocuğun ise holde kaldığını, akabinde kendisinin de diğer tuvalete girdiğini, çıktığında yetişkin şahsın hala girmiş olduğu tuvalette çocuğun ise holde olduğunu gördüğünü, durumdan şüphelendiği için dışarı çıkarak kapıyı kapattığı halde beklemeye başladığını, yaklaşık 5 dk beklemesine rağmen dışarıya çıkan kimsenin olmaması üzerine iyice şüphelendiğini ve telefonunun kamerasını açıp içeri girdiğinde bu kişileri yine pantolanları yarıya kadar inik vaziyette ayakta beklerken gördüğünü, çocuğun üstünü düzeltip yerden çantasını aldığı esnada … şahsın ereksiyon halinde olduğunu görmesi üzerine hemen … şahsın fotoğrafını çektiğini(bu fotoğraf dosya içeriğinde mevcuttur) ve çocuğu kısa bir videoya aldığını, çocuğa … şahsın kim olduğunu sorduğunda çocuğun cevaben, bu şahsın dayısı olduğunu ve adının … olduğunu söylediğini, daha sonra … çıkan … şahısla çocuğu aracıyla takip ederek evlerini öğrendiğini beyan ederek ihbarda bulunduğu, bunun üzerine kolluk görevlilerince yapılan araştırma sonucunda ihbara konu sanık ve mağdurun kimliklerinin tespit edildiği, sanığın değişik zamanlarda bir kaç kere yeğeni mağdura karşı cami tuvaletinde ve birlikte kaldıkları evine kilerinde fiili livata yolu ile nitelikli cinsel istismarda bulunduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, 62 nci madde tatbik edilerek cezada indirim yapılmış, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafisinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurun Çocuk İzleme Merkezinde alınan beyanı, tanık beyanı, adli raporlar, sanık savunması ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık müdafisinin eksik araştırmaya, dosyadaki raporlar arasında çelişki bulunduğuna, sanığın cezai ehliyetinin tam olmadığına, sübuta ve sair hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Dosya kapsamı ve ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak verilen cezanın yeterli olmadığına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
C. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Dosya kapsamı ile bölge adliye mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince; davaya katılan ve vekili bulunan lehine tarifedeki ücrete karar verileceği, mağdur için … tarafından görevlendirilen ve dosyada vekaletnamesi bulunmayan zorunlu vekil hakkında vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla bu yöndeki hükmedilmemesine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2022/975 Esas, 2022/1005 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.