YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4585
KARAR NO : 2008/7660
KARAR TARİHİ : 13.05.2008
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 14.570,56-YTL maddi ve manevi tazminat yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalı vekillerince istenilmesi ve davalı vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.5.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ….. ile karşı taraf vekili Avukat ……ve ihbar olunan İçişleri Bakanlığı vekili Avukat …. geldiler. Diğer ihbar olunan adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-HUMK’nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40.000.000 TL olan kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye (1.000,00-YTL) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000.000.000.TL (1.000,00-YTL)’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek–4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-YTL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
20.12.2006 Gün ve 26382 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 364 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2007 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 7,8 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2007 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.170.00. YTL.’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu karar, bu tarihten sonra verilmiş ve manevi tazminata ilişkin talebin 250,00 YTL’lık bölümünün reddine ilişkin hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davacının manevi tazminatın reddolunan bölümüne yönelik temyiz talebinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine,
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava 19.07.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda sağ bacağından ateşli silahla yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri düşüldükten sonra %20 oranında takdiri indirim uygulanmak suretiyle davacının maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmişse de takdiri indirimin uygulanma koşullarında hataya düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Gerçekten tarafların hal ve mevkiine, kusur oranlarına, olayın oluşuna ve olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte hükmedilen tazminat miktarına göre; olayda, Borçlar Kanununun 43. maddesinin, keza zararın tazminin de borçluyu müzayakaya maruz bırakmayacağının belirgin bulunmasına göre, Borçlar Kanununun 44/2.maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddelere dayanılarak zarardan indirim yapılması hatalıdır.
Öte yandan davacının sürekli iş göremezlik oranının % 0,00 olduğuna ilişkin SSK Sağlık Daire Başkanlığı’nın kararına davacı tarafından yapılan itiraz üzerine, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca 23.01.2007 gün ve 6/499 sayılı kararla Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinin 17.10.2006 tarihli raporlarındaki bulgulara göre davacının sürekli iş göremezlik oranının artma kaydıyla % 10,30 olarak belirlendiği bu orana da davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının davacının sürekli iş göremezlik oranının % 10,00 olduğuna ilişkin rapor düzenlediği, bu oran üzerinden ve artma tarihinden itibaren maddi tazminatın hesaplandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık artma olgusunun varlığı halinde zaman aşımının ve hüküm altına alınacak tazminata faizin hangi tarihten başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Artma olgusunun önceki olaydan bağımsız yeni bir olay olduğu açıktır. Bu nedenle de mahkemece maddi tazminata ilişkin zarar hesabının gelir bağlanmasına esas sürekli iş göremezlik tarihinden başlatılması, keza Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinin 17.10.2006 tarihli raporlarıyla artma olgusu belirlendiğine göre davalının maddi tazminatın ıslahen artırılan miktarına yönelik zaman aşımı def-i’ne itibar edilmemesi doğrudur.
Hal böyle olunca da artan maluliyet için hesaplanan maddi zarara artma tarihi yerine geriye dönülerek olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsiz olduğu ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- Maddi tazminata ilişkin talebin kabulü, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulüyle 17.275,70-YTL maddi tazminat ile takdiren 750,00-YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.025,70-YTL tazminatın 17.10.2006 sürekli iş göremezlik oranındaki artmaya esas rapor tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 973,39-YTL ilam harcından peşin alınan 235,04-YTL’ nin indirimi ile kalan 738,35-YTL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 235,81-YTL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan 251,92-YTL yargılama giderinden takdiren 240,00-YTL’ nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 1.927,57-YTL, manevi tazminat miktarı üzerinden 500,00-YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına, manevi tazminat miktarı üzerinden 500,00-YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacı ile davalı yararına takdir edilen 550.00-YTL duruşma avukatlık parasının karşıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 13.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.