Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/67 E. 2022/16346 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/67
KARAR NO : 2022/16346
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2020/105-2021/301

Dava, eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine dair, karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen ilk karar, dairemizin Bozma ilamı ile; “…davacının 01.07.2001-28.02.2011 tarihleri arasındaki aynı Kurum bünyesinde bulunan 2926 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık sürelerinin, çalışmaların geçtiği dönemlerde yürürlükte bulunan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde öngörülen basamak yükseltme esasları çerçevesinde, 1479 sayılı Kanun’a tabi olarak bağlanan aylıkta basamak intibakında değerlendirilmesi ile, eldeki davada davacı hakkında davalı Kurumca basamak intibakına dair işlemlerin ayrıntısı ile dosya arasına kazandırılması ile intibak işlemleri denetlenmeli, bu kapsamda intibak işlemleri sırasında prim borcu olup olmadığı ve davacının ödeyip ödemediği de irdelenerek, bu basamaklara göre başlangıçtan itibaren tahsisi gereken yaşlılık aylığı tutarı Kurumdan sorularak tespit edilmeli, davacının Kurumca belirlenen basamak ve yaşlılık aylığı miktarına itiraz etmemesi halinde bu tutarlar esas alınarak hüküm kurulmalı, itirazın olması halinde ise aylık miktarının hesaplanması….” gereğine işaret edilerek araştırma yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. …, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. …, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, bozma öncesi verilen rapor dâhil, kurum verileri ile aylık hesabını denetleyen ve oluşan usuli kazanılmış hak gereği, bozmamızda belirtilen usulde ve açıklanan yöntemle hesap yapabilecek farklı bir bilirkişiden oluşan çelişkiyi giderir şekilde bir rapor aldırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aynı bilirkişiden ek rapor temini yoluyla ve çelişki oluşturacak şekilde ilk kararın aksine, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 20.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

E.Ü.