Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/12444 E. 2023/274 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12444
KARAR NO : 2023/274
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/276 Esas, 2015/734 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.02.2020 tarihli ve 2016/74361 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; Sanık ve mağdurenin bir iş yerine ait serviste tanıştıkları, sanığın iş konusunda yardımcı olmak için kendisini … olarak tanıtan mağdureye telefon numarasını verdiği, mağdurenin sanığı aradığı, sanığın ise arayan kişinin kimliğini öğrenmek adına mağdureye dönüş yaptığı, daha sonra kendisini … olarak tanıtan mağdureye hem iş arayıp aramadığını öğrenmek hem de arkadaşlık etmek maksadıyla birkaç kez mesaj attığı, mağdurenin babasının sanığı arayarak hakaret etmesi üzerine sanığın şikayetçi olduğu, şikayet sebebiyle haklı çıkma çabasıyla sanığa iftira atıldığı, tanıkların mağdurenin babası ve eşi olması sebebiyle yanlı ifade verdikleri, suça konu olayların yaşandığı dönemde mağdurenin evli olmadığı, HTS kayıtları ve kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen telefon inceleme tutanaklarının içeriği incelendiğinde herhangi bir cinsel taciz ifadesinin yer almadığının görüldüğü, cinsel taciz kastıyla hareket edilmediği, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, kabul etmemekle birlikte en fazla huzur ve sükunu bozma suçunun oluşabileceği, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, sanığın cinsel taciz eylemini işlediği kabul edilse dahi iddia edilen eylemler için belirgin bir zaman aralığının bulunmadığı, sanık hakkında herhangi bir takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ve cezanın teşditli verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nın ağabeyi ile aynı telefonu kullandığı ve ağabeyinin söz konusu telefona sanığın telefon numarasını kaydettiği, olay tarihinde katılanın özürlü kardeşi olan …’nin yanlışlıkla sanığın numarasını aradığı, sanığın daha sonra katılanı arayarak “Beni aramışsınız” dediği, katılanın yanlışlıkla olduğunu söyleyerek özür dilediği ve telefonu kapattığı, bir süre sonra sanığın tekrar katılanı aradığı, sesini çok beğendiğini, kendisiyle evlenmek istediğini söylediği, sanığın bununla da yetinmeyerek katılan …’ya bir çok kez mesaj gönderdiği, daha sonra “Seninle evlenmek istediğimi babana söyle, babanın rızası olmazsa seni kaçırırım” dediği, sanığın söz konusu mesajları cinsel amaçlı olarak gönderdiği ve yine cinsel amacını ortaya koyarak katılan ile telefon görüşmesi yaptığı nazara alındığında üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediğinin sabit olduğu, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğu, sanığın eylemini elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirmiş olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanmasının gerektiği, yine sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda birden fazla kez eylemde bulunduğu anlaşılmakla eylem sayısı da nazara alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasının gerektiği, her ne kadar sanık katılana birkaç kez mesaj gönderdiğini, arkadaşlarını sorduğunu beyan ederek atılı suçu kabul etmemiş ise de, sanığın aldırılan HTS kayıtları ve bilirkişi raporuna göre 2 kez katılanı telefon ile arayıp, 11 kez katılana mesaj göndermiş olması, tanık beyanları nazara alındığında sanığın savunmalarına itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı, zira sanığın aralarında hiç bir samimiyet bulunmayan katılanı bu kadar çok arayıp arkadaşlarını sormasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gibi katılanın sanığa atf-ı cürüm de bulunması için herhangi bir nedenin de olmadığı dolayısıyla sanığın atılı suçu işlediği yönünde mahkemede tam bir vicdani kanı oluştuğu görülmüştür.

2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanık savunması, mağdure beyanları, tanık anlatımları, mesaj tespitine ilişkin kolluk tutanağı ve bilirkişi raporu ile HTS kayıtlarından ibarettir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeden, kanuni olmayan yetersiz gerekçeyle cezada takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3. İddianame ile esas hakkındaki mütalaada sanığın 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin tatbiki talep edilmediği halde aynı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin tatbiki suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/276 E, 2015/734 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinden görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.