YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11849
KARAR NO : 2023/149
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/471 E., 2022/29 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.02.2015 tarihli, 2013/161 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile sanık …(Sarmısak) hakkında kaçakçılık suçundan, 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi
uyarınca 2 yıl hapis ve 188.640,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye karar verilmiştir.
2.Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.02.2015 tarihli, 2013/161 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2019/4806 Esas, 2021/12356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında yasa metninde belirlenen üst sınırın aşılması, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 inci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.01.2022 tarihli, 2021/471 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kaçakçılık suçundan, 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 50.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; davaya konu kaçak çayları şirket müdürünün sanık … (Sarmısak) Aktürk’ün bilgisi olmadan satın almış olduğu cihetle, sanık …’in mahkûmiyetini gerektirir delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’e ait depoya kamyonlarla kaçak çay indirildiği ihbarı üzerine sanığa ait depoda Cumhuriyet Savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile usulüne uygun olarak yapılan aramada 28.650 kg. çay ele geçirilmiştir.
2.Dosyasına eklenen Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün analiz raporlarında; ele geçen çaydan alınan numunelerin düşük kalitede Broken Orange Pekoe(BOP) tipi yabancı menşeili siyah çay olduklarının tespit edildiği belirtilmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır
4.Sanık …’in her aşamada inkara dayalı savunma yaptığı, dava konusu çayları, sahip olduğu şirketin müdürü olan Erdoğan…’ın almış olduğunu, alınan çayların kaçak olduklarını bilmediğini savunduğu belirlenmiştir.
5.Hakkında ibraz ettiği alış faturalarının sahte olması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararı Dairemizce 12.10.2021 tarihli ve 2019/4806 Esas, 2021/12356 Karar sayılı kararı ile kesinleşen sanık …’ın dava konusu çaylara ait olduğundan bahisle sunduğu… firmasına ait faturalara ilişkin olarak… Firması yetkilisi tanık A.A’nın beyanları dosya arasında mevcut olup, ibraz edilen faturaların firması adına sahte olarak düzenlenen faturalar olduğunu belirterek orijinal
faturaları ibraz ettiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Erdoğan…’ın dava konusu çaylara ait olduğundan bahisle sunduğu… firmasına ait faturalara ilişkin olarak mahkemesince 12.10.2021 tarihli bozma ilamı öncesi gerekli araştırma yapılmış olup, … Firması yetkilisi tanık A.A’nın ibraz edilen faturaların firması adına sahte olarak düzenlenen faturalar olduğunu belirterek orijinal faturaları ibraz ettiğinin belirlenmesi ve hükümde esas alınan bilirkişi raporu bulunmadığı gibi dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olmadığının belirlenmesi karşısında tebliğnamedeki eksik araştırma ve bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmediği yönündeki görüşlere iştirak olunmamıştır.
2.İhbar içeriği, ele geçen kaçak çay miktarı, depo sahibi sanık …’in savcılık ifadesinde fabrika müdürünün dava konusu çayları kendisinden habersiz aldığını beyan etmesine karşın tanık A.M’nin savcılık ifadesinde söz konusu çayların alımından Celal’in haberi olduğunu beyan etmesi ve A.M’nin sunduğu faturaların sahte olduğunun anlaşılması karşısında sanık …’in üzerine atılı suçun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece Dairemizin 12.10.2021 tarihli bozma ilamı sonrası etkin pişmanlık kapsamında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa “1/3” oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağından lehe olduğu kabul edilen suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasa uyarınca uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3). paragrafta açıklanan nedenle Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.01.2022 tarihli, 2021/471 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023. tarihinde karar verildi.