Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6900 E. 2023/252 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6900
KARAR NO : 2023/252
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen Kadastro (Genel Mahkemeden Devreden) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; 06.03.1954 tarihli ve 40 sıra numaralı tapu kaydının davalı … tarafından hasımsız olarak açılan tescil davası sonucunda oluştuğunu, tapu kaydının tedavül görmesi neticesinde 05.12.1956 tarih ve 1 sıra numarasıyla … adına tapuya kaydedildiğini ve taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ve davalıların taşınmaza müdahalelerinin önlenmesi istemiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı … ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin murisi …’ın diğer davalı …’tan taşınmazı 03.12.1956 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile hüsnüniyetle satın aldığını, taşınmaz hakkında mera tahsisi bulunmadığı gibi mera olduğuna dair iddianın sabit olmadığını ve taşınmazda müvekkillerinin fiili hiçbir tasarruflarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı Hazinenin iptalini istediği 06.03.1954 tarihli ve 40 sıra numaralı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görmediğini, toprak tevzii çalışmalarında komisyonun 50 ada 10 parsel numarasıyla … ve 50 ada 11 parsel numarasıyla … adına dağıtıma tabi tutulduğunu, bu dağıtım neticesinde komisyonun 50 ada 10 parselle ilgili olarak … adına 04.09.1969 tarihli ve 425 sıra numaralı tapu kaydının oluşturulduğunu ve bu tapu kaydının kadastro sırasında çekişmeli 201 ada 64 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünü, komisyonun 50 ada 11 parsel numaralı taşınmazına ilişkin tapu kaydının … adına 04.09.1969 tarihli ve 486 sıra numaralı tapu kaydının oluşturulduğunu ve bu tapu kaydının kadastro sırasında çekişmeli 201 ada 63 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünü, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde mera tahsis kaydı bulunmadığı gibi dinlenen komşu köy mahalli bilirkişisinin beyanlarından da taşınmazların mera olmadığını beyan etmesi karşısında davacı Hazinenin taşınmazların mera olduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamadığını; çekişmeli taşınmazların hem … adına kayıtlı 05.12.1956 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı, hem de 04.09.1964 tarihli ve 425 ve 486 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını, önceki tarihli olan ve … adına kayıtlı bulanan tapu kaydına değer verilmesi gerektiğini ancak … ve … lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle” davanın reddine, çekişmeli 201 ada 63 parsel sayılı taşınmazın … adına; 201 ada 64 parsel sayılı taşınmazın ise … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ile davalılar … ve … temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, yeterli şekilde mera araştırması yapılmadığını, önceki yıllara ait hava fotoğraflarından yararlanılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, meraların zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığı gibi davalılar lehine zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda da yeterli araştırmanın yapılmadığını ve Hazinenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar … ve … temyiz dilekçesinde; Mahkemece, davalıların tanıklarının kabul edilmediğini, davacıların tanıklarının dinlenildiğini, kararın isabetli olmadığını ve tarafsız bilirkişilerin seçilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların mera olup olmadıkları, taşınmazların hangi tapu kaydının kapsamında kaldığı, her iki tapu kaydının kapsamında kalması halinde hangi tapu kaydına değer verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c, 14, 16/B ve 20. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Kadastro sırasında Konya İli Yunak İlçesi Saray Mahallesi çalışma alanında bulunan 201 ada 63 ve 64 parsel sayılı sırasıyla 71.433,03 ve 78.372,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.

2.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen ve yukarıda (III) numaralı başlık altında gerekçesi açıklanan İlk Derece Mahkemesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekili ile davalılar … ve … tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 161,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 18,50 TL’nin temyiz edenlerden alınmasına,

taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.