Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/3811 E. 2007/6468 K. 05.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3811
KARAR NO : 2007/6468
KARAR TARİHİ : 05.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, karşı davada maddi hataların düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vek.Av…. ile davacı Vek.Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi kabulü ile bu niteliğine göre değerinin tespitinde kural olarak bir isabetsizlik yoksa da bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın Kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Kıymet takdir komisyonu raporunda 5015 m2 yüzölçümlü dava konusu taşınmazın üzerinde 35 yaşında 15 adet ve 30 yaşında 4 adet olmak üzere toplam 19 adet ceviz ağacının bulunduğu ve bunların taşınmazda 1900 m2 alanı kapladığı belirtilmiş iken, yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda ceviz ağaçlarının sayısı açıkça belirtilmeden “kapama ceviz bahçesi 10×10 m. aralıklarla dikildiğinden kamulaştırılan 5015 m2 alanda 20-25 yaşında yaklaşık 50 adet ceviz ağacı bulunduğu kabul edilmiştir.” denilerek varsayıma dayalı olarak taşınmazın tamamı ceviz bahçesi olarak değerlendirilmiştir. Bu durum karşısında öncelikle normal aralıklarla bir dekara kaç ceviz ağaçı düştüğü ilgili Tarım Müdürlüğünden sorulup belirlendikten sonra dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan ceviz ağaçlarının yaş ve sayılarının açıkça saptanması ile bu ağaçların kapladığı alanın kapama ceviz bahçesi olarak değerlendirilmesi, bundan
arta kalan bir kısım varsa o bölümün de açık tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekirken bilirkişi kurulunun yukarıdaki hususları gözetmeyen ve denetime elverişli bulunmayan raporuna itibarla hüküm kurulmuş olması,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2006 yılı verilerinin ilgili Tarım Müdürlüklerinden getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerekirken, 2005 yılı verilerine göre hesaplama yapılıp bulunan değerin 2006 yılına endekslenmesi suretiyle net gelirin tespit edilmesi,
3-Dava konusu taşınmazın üzerindeki yapıya 2006 yılına ilişkin olarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan yapı yaklaşık maliyet listesi uyarınca belirlenmiş bulunan sınıfına göre bilirkişi kurulunca saptanan değerin taşınmazın zemin değerine eklenmesi ile yetinilmesi gerekirken bu yapının iç ve dış sıvasının bulunmaması, duvarlarının briketten yapılması ve tesisatlarda eksiklikler olması nedeniyle bunların değerini karşılayan miktarın yapı bedelinden çıkartılması suretiyle eksik bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalı yararına takdir edilen 500,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 5.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.