YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4990
KARAR NO : 2007/7542
KARAR TARİHİ : 24.09.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
61 parsel sayılı kat mülkiyetli anataşınmazdaki bağımsız bölümdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
236 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacılar, taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış veya taksim yoluyla giderilmesini istemiş, davalılar yargılamaya gelmemiş ve bir cevapta vermemiş ise de temyiz dilekçesinde kat mülkiyeti kurulmasını ve bu yolda karar verilmesini istemişlerdir. Taşınmaz üzerinde bağımsız bölümler içeren yapı varsa, Yargıtay uygulamalarında temyiz aşamasında dahi kat mülkiyeti kurulmasının istenebileceği kabul edilmektedir.
Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış olması ve bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli bulunması (kat mülkiyeti yasasının md.1), yapının tümünün kargir olması (md.50/2) ve her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, yine 12. maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma izin belgesi, belediyeden onaylı fotoğraf, noterden onaylı malik listesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan yasanın 10. maddesi gereği kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklık bu yolla giderilebilecektir.
Dosya içeriğinden dava konusu 236 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bir yapının mevcut olduğu ve davalıların taşınmazda intikalen malik oldukları anlaşılmakta ise de, yapının özellikleri, kullanım amacı, fiili kullanım durumu ve kimin kullanımında olduğu, bağımsız bölüm sayısı ve buna bağlı olarak her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşüp düşmediği ve yapının Kat Mülkiyeti Yasasının 50/2 maddesi hükmüne uygun nitelikte olup olmadığı, mimari projesinin bulunup bulunmadığı, yapı kullanma izni olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu durum karşısında Kat Mülkiyeti Yasasının 10.maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı bakımından inceleme yapmak gerekirken, mahkemece bu konuda yeterli bir inceleme ve inandırıcı bir gerekçe içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak “taşınmazda ivaz ilavesi ile dahi taksimin mümkün olmadığı” yolundaki görüşe dayanılarak taşınmazın satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlara uygunluğunun saptanması halinde dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanmalı, her bir paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra varsa artan bağımsız bölümün ortaklık isteyen paydaşlar adına yada isteyen olmadığı takdirde tek bir paydaşa özgülenerek diğer paydaşlara ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle paylar denkleştirilmeli, öte yandan Kat Mülkiyeti Yasasının 12.maddesinde yazılı belgelerin tamamlanması için davalılara yeterli önel verilmeli ve bundan sonra hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.