YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4602
KARAR NO : 2023/307
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA : Kadastro tespitine itiraz
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2014/9 Esas, 2014/22 Karar sayılı kararıyla; vergi kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu ve davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddine, tespit maliki mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Yargıtay Kapatılan 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2015/15296 Esas, 2017/8444 Karar sayılı kararıyla; “.. 1937 tarihli 525 tahrir numaralı 1 hektar 38’er büyüklüğündeki vergi kaydı Mahmut, …, hali ve dere sınırları itibariyle değişebilir sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğu, dava ve temyize konu taşınmazın ise 24.100,00 metrekare yüzölçümü ve 2876 parsel numarasıyla 14.8.1953’te tespit edildiği, vergi kaydının tesis tarihi ile kadastro tespiti arasında 20 yıllık süre bulunmadığına göre kaydın miktar fazlasının zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından taşınmazın, tespit tarihi itibariyle doğusunda yer alan ve Mahmut Küçük adına tespit edilen 2879 parsel sayılı taşınmaz sınırından başlamak suretiyle belirlenecek vergi kaydının miktarı kadar bölümünün davalılar, kalan kısmın ise Hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.03.202 tarihli ve 2019/22 Esas, 2020/14 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 2876 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile, taşınmazın “24.100 m²” olan yüz ölçümünden fen bilirkişisinin 04.03.2020 havale tarihli raporunda “B” harfi ile göstermiş olduğu B=10.300 metrekarenin ifrazı ile, kalan miktar olan raporda “A” harfi ile gösterilen A=13.800 metrekare yüzölçümünün “Tarla” vasfı ile Rüstem Coşkun adına tesciline, (B) ile gösterilen bölümün “Tarla” vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, vergi kaydının aidiyeti hususunda araştırma yapılmadığını,kaydın sınırlarının gayrisabit hudutlu olduğunu ve revizyon durumunun sorulmadığını ileri sürmüş ve ayrıca resen gözetilecek diğer sebeplerle de hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, askı ilan süresi içinde açılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1, 14, 17. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Kadastro sırasında Bala ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 2876 parsel sayılı 24.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …. adına tespit edilmiştir.
2.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428’inci maddesi ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.