Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21038 E. 2023/493 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21038
KARAR NO : 2023/493
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜMLER : Suça sürüklenen çocuk … ile sanık … hakkında beraat; sanık … hakkında hükümlülük, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, müşteki Gümrük İdaresi vekili

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair karar ile suça sürüklenen çocuk … ile sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine hasren olduğu gözetilerek; sanık … ile müşteki Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde,
I- Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin, suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanık …’nın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10, 3/23. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/23. maddesine eklenen

“Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanık …’nın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Malen sorumlu … adına kayıtlı olan ancak fiilen oğlu olan sanık … tarafından kullanılan… plakalı araç ile … isimli şahıs tarafından Şırnak iline kaçak sigara götürüleceği ihbarı üzerine aracın beklenilmeye başlandığı ve ihbarda belirtilen araç özelliklerine benzer bir aracın görülmesi üzerine dur ihtarında bulunulduğu, aracın dur ihtarına uymayarak kaçması sonucu yapılan takip neticesinde aracın durduğu ve içindeki şahsın kaçtığı, tutanak tanığının beyanı ile suçta kullanılan araç ile kaçan şahsın … olduğunun tespit edildiği olayda, suçta kullanılan nakil aracında 2700 karton kaçak sigara ile 3 adet akaryakıt veresiye fişinin ele geçirildiği ve veresiye fişleri incelendiğinde, 3 farklı tarihte düzenlenen veresiye fişlerinin … adına düzenlenmesine rağmen akaryakıtı teslim alan kişinin … olduğunun anlaşılması, sanık …’in aşamalardaki savunmalarında, olay günü suçta kullanılan aracı …’ya verdiğini ancak …’in aracı geri getirdiğini, aracın anahtarının üzerinde olduğunu ve kim tarafından alındığını bilmediğini ileri sürmesi, sanık …’nın ise aracı kendisinin kullanmadığını ileri sürmesine karşın, sanıkların birbirlerini tanıyıp tanımadıkları ve araç içerisinde mevcut veresiye fişleri sanıklara sorulmak suretiyle tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmeden, sanık …’in aracı …’ya verdiğine dair dosya içeresinde mevcut bir delilin bulunmadığından bahisle eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile sanık … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık …’nın sevk ve idaresinde bulunan araçta 2700 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi,
4-Dava konusu kaçak eşyanın, 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi gereğince sonuç cezada sanık …’nın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.