YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14003
KARAR NO : 2023/243
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/676 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararı
ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, resen gözetilecek hususlar ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; katılan mağdurenin anne ve babası ile sanık arasında önceye dayalı herhangi bir husumetin olmadığı, mağdurenin sanığa iftira atacak ve suçlayacak şekilde daha önce aralarında geçen olumsuz bir olayın olmadığı, mağdurenin olay günü kırtasiye malzemesi almak üzere sanığın satış yaptığı tezgahın bulunduğu yere gittiğinin, sanığın savunması, mağdure ve tanık ifadeleri ile anlaşıldığı, mağdurenin gerek hazırlık aşamasında, gerekse mahkemede sanığın kendisine karşı “Senden hoşlanıyorum, aklımı başımdan alıyorsun, seninle kaçamak yapalım, beraber denize gidelim” şeklinde sözler söylediğini belirterek yaşadığı olayları ayrıntılı olarak anlattığı, sanığın mağdureye cinsel taciz edici sözler söyledikten hemen sonra mağdurenin olayı annesi ve babaannesine anlatması, mağdurenin babaannesinin olayı öğrendikten hemen sonra mağdureyi alarak sanığın satış yaptığı tezgaha giderek tepki göstermesi ve daha sonra sanıktan şikayetçi olması nazara alındığında sanığın mağdureye karşı cinsel taciz içeren sözler söylediği kanaatine varılarak sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde, katılan mağdurenin aşamalarda birbiriyle uyumlu anlatımı, katılan mağdurenin sanığın cinsel taciz içerikli sözlerini eve döner dönmez katılan annesi … ile tanık babaannesine anlatması ve babaannesi ile birlikte olay yerine giderek sanıkla konuşmaları akabinde olayın adli merciilere intikali nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılana değişik zamanlarda birden fazla taciz eyleminde bulunduğu sabit olduğu halde hakkında 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ek
savunma hakkı verilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma gerekçesi olarak sayılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/676 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.