YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1031
KARAR NO : 2007/7504
KARAR TARİHİ : 17.07.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi tazminat-cezai şart davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 26.06.2001 tarihli müvekkili şirketin ana bayiliğini yaptığı PVC doğramalarının pazarlanması ve bayiliği konusunda Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmedeki tarafların sorumluluklarını içeren 6. ve 8. maddeleri ile diğer şartlar bölümündeki 5. ve 6. maddelerini ihlal ettiği tespit edilerek sözleşmenin feshedildiğini, fesih nedeniyle doğan tazminat ve cezai şart alacaklarının ödenmesi için çekilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 10.000.000.000.-TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 2002 yılının 4. ve 5. aylarında … ürünlerinin satışı hususunda müşterilerle sözleşmeler imzaladığını, ancak bu aylarda davacının … ürünlerini temin edemediğini, davacı firma yetkilileriyle görüşerek bu ürünleri başka bir firmadan temin ettiğini, davacının daha sonra … ürünlerini göndermeyeceğini ve … ürünlerinin gönderileceğini bildirmesi üzerine 2002 yılının 10. ayında ilişkilerinin koptuğunu, 2003 yılında … firmasının bayiliğini kendisinin aldığını ve halen bu bayiliğe devam ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davalının Bayilik Sözleşmesi’nin 6. ve 8. maddelerine aykırı davranışı nedeniyle cezai şart talep etmiş ise de, belirtilen cezai şartlar ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup, B.K.nun 158/2. maddesi uyarınca akdi fesh eden alacaklının ifaya ekli bu cezai şartları talep edemeyeceği, ayrıca sözleşmenin diğer şartlar bölümünün 5. ve 6. maddelerindeki cezai şartlara yönelik talebin de ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart ve tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece alınan ilk raporda, talep edilen tazminat ve cezai şart ile ilgili kesin bir kanaat oluşmadığı belirtilmiştir. İlk raporu düzenleyen bilirkişi ile birlikte seçilen yeni bir bilirkişiden oluşturulan ikinci bilirkişi tarafından verilen raporda ise, iddianın sübutu halinde davacının sözleşmenin tarafların sorumluluklarını içeren 6. ve 8. maddelerine göre talep edebileceği tazminat miktarı belirtilmekle birlikte, mahkemece bu rapora itibar edilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda yapılacak iş, içerisinde 1 hukukçunun da bulunduğu, konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde yeniden rapor alınarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.