YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1782
KARAR NO : 2023/2376
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2081 E., 2022/2205 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 03.01.2018
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/229 E., 2022/170 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davacının eski eşi …’ten Aydın Aile Mahkemesinin 2004/784 E. – 1366 K. Sayılı boşanma ile boşandığını, daha önce vefat eden babasından dolayı davalı kuruma kendisine boşanma nedeniyle ölüm aylığı bağlandığını, davacının eski eşinden muvazaalı şekilde boşanmadığını, davacının eski eşi olan …’in, kendisinin izni olmaksızın halen bir süredir yaşamakta olduğu “…” adresindeki evinin bahçesindeki müştemilata zorla, tehdit ile yerleştiğini, davacının konutunda işgalci durumunda olduğunu, eski eşini defalarca şikayet ettiğini, halen daha bu kişinin davacının konut dokunulmazlığını ihlal ettiğini, bu konutta sadece kendisi ve zihinsel engelli çocuğu olan … ile yaşadığını, yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları doğrultusunda davacının vefat eden babasından… tahsis numarası ile hak kazandığı ve almış olduğu ölüm aylıklarının davalı Kurumun yersiz ödeme adı altında faiziyle birlikte talep edilmesine ilişkin 16.01.2017 tarihli hatalı borçlandırma işleminin iptali ve davacıya yeniden yetim aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça, aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali talebiyle açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı hakkında Kurum denetmenlerince 31.07.2017 tarih ve 2017/ZE-45 sayılı rapor ile boşandığı eşi ile beraber yaşadığının tespit edildiğini, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledavacı ile eski eşi arasında eylemli bir birliktelik bulunmadığı, davacının eski eşi ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandıkları, davacıya eski eşinin şiddet uygulaması nedeniyle 6284 sayılı Kanuna göre koruma kararı verildiği, boşandıktan sonra bir araya gelmedikleri, gelen kurum yazılarından da, dinlenen tanık beyanlarından da davacı ile eski eşinin bir arada yaşamadıkları, ayrı adreslere ikamet ettikleri, anlaşıldığından, kurumun aylık kesme işleminin yeterli bir inceleme araştırmaya dayanmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmenliğinin raporuna dayalı davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığı, davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile davalı … Kurumunun 16.01.2017 tarihli Borçlandırma İşleminin İptaline, davacının yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince Kurum denetmenlerince düzenlenen 2017/ZE-45 sayılı raporun dikkate almadığı gibi, yeterli bir inceleme yapılmadığını, söz konusu raporun gerekli tüm inceleme ve araştırmalar yapılarak ve tanık ifadelerine başvurduktan sonra hazırlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca boşandığı halde birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesilip ödenmiş olan tutarların da 96 ncı madde uyarınca geri alınacağını, dolayısıyla davalı Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile eski eşi arasında eylemli bir birliktelik bulunmadığı, davacının eski eşi ile şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığı, davacıya eski eşinin şiddet uygulaması nedeniyle 6284 sayılı Kanun’a göre koruma kararı verildiği, davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra bir araya gelmediği ve ayrı adreslerde ikamet ettikleri, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmenliğinin raporuna dayanarak yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığını tespit ederek Kurum işlemini iptal eden ve davacının yetim aylığı almaya hak kazandığını tespit eden mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçeleriyle “Aydın 1. İş Mahkemesinin 31.05.2022 tarih, 2021/229 Esas ve 2022/170 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacı ve eski eşi adına kayıtlı adreslerde yapılan araştırma kapsamında dinlenen kamu tanıklarının beyanlarına göre ayrı adreslerde ikamet ettikleri, ortak medula kayıtlarının bulunmadığı, davacı tarafından eski eşine karşı koruma kararı alınmış olması hususları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
…