Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15557 E. 2023/963 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15557
KARAR NO : 2023/963
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740 TL adli para cezasına, 10 eşit taksitle ödenmesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen, 13.09.2020 tarihli ve 14-2016/ 211778 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz isteği; sanığın olay tarihinde bütün gün ailesi ile birlikte olup tanıklarla birlikte pazar ve market alışverişi yapmak için dışarıda geçirdiğine ve birlikte eve döndüklerine, daha önceki bir zamanda sanığın eşine sarkıntılık edilmesine gösterdiği tepki nedeniyle yargılandığından mağdur olduğu böyle bir olaya tevessül etmeyeceğine pazar ve marketin mağdurelerin evine yakın olup çok sayıda insan olmasına rağmen yardım istememelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, olayı gören kimsenin bulunmadığına, iki saat sonra şikayetçi olmaları sebebiyle mağdurelerin ifadelerinin gerçek dışı olduğuna, mağdure beyanları dışında delil bulunmadığına, sanığın ifadesinin alındığı sırada hem anksiyete bozukluğu hem de alkolün etkisi altında olduğundan ifadesinin polisler tarafından yazılıp imzalattırıldığına ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurelerin olay günü sokak üzerinde yaya olarak yürüdükleri sırada sanığın … **** plaka numaralı araç ile mağdurelerin yakınında durup otomobilin camını açarak mağdurelere “…size 200 lira vereyim arabada sohbet edelim” dediği, …’in sanığa tepki göstermesi üzerine sanığın araçla uzaklaştığı, sanığın tekrar dönüp gelerek “Kızlar beni yanlış anladınız” dediği, mağdurenin senin niyetini anladım, polisi arıyorum demesi üzerine sanığın “Ben zaten polisim” diyerek olay yerinden uzaklaştığı, mağdurelerin annelerine haber verip eve gittiklerinde 155’i arayıp şikâyetçi oldukları dosya kapsamından anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya içeriğine göre sanığın … plaka araç ile mağdurelerin yakınında durup otomobilin camını açarak mağdurelere “…size 200 lira vereyim arabada sohbet edelim” dedikten sonra mağdure …’in tepki göstermesi üzerine sanığın araçla uzaklaştıktan sonra tekrar dönerek “Siz beni anlamadınız gelin sohbet edelim” şeklindeki sözlerin cinsel içerik taşımadığı ancak, eyleminin bir bütün olarak basit yargılama usulüne tabi 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek aynı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle mahkeme hükmü hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Savcısının Tebliğnamedeki onama isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/181 Esas, 2016/346 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sonuç ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.