Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1591 E. 2007/7027 K. 03.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1591
KARAR NO : 2007/7027
KARAR TARİHİ : 03.07.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davalı vekili müvekkilinin çalıştırdığı işyerine elektrik faturası gelmemesi üzerine davalı kuruma başvurduğunu, müvekkili adına abonelik düzenleyip sayacın değiştirildiğini, ancak ilk sayaca müdahale edildiği gerekçesiyle 6.746,07 YTL’nin müvekkili adına borç olarak tahakkuk ettirildiğini, 6.995,76 YTL için müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen bu miktarın ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı hakkında yapılan icra takibi soncunda davacının kesinleşen takip sonucunda ödeme taahhüdünde bulunarak borcunu 8 taksitte ödemeyi kabul ettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının yönetmelik hükümlerine göre sayaca ve ölçü sistemlerine müdahalesinin olmadığı, kendisinin normal elektrik tüketimi dışındaki dönemlere ait kullanımdan sorumlu tutulmasına imkan olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı kuruma 6.559,69 YTL. Tutarındaki kaçak elektrik faturasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya yaptığı 8.974,31 YTL’nin ödeme tarihlerinden itibaren kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı borçlu aleyhindeki Bursa 3.İcra Müd’nün 2005/5852 sayılı icra takip dosyasında 6.9.2005 tarihinde tanzim edilen tutanakla dava konusu borcu aynen kabul ettiğini ve tutanakta yazılı taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini açıkça bildirmiştir. İhtiyati haciz sırasında verilmeyen bu kabul beyanının manevi cebir altında alındığından sözedilemez. Bu durumda mahkemece borcu kabul beyanı ihtirazi kayıt konulmadan yapıldığına göre davacıyı bağlayacağı gözetilerek davanın reddi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.