Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/6922 E. 2006/10741 K. 16.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6922
KARAR NO : 2006/10741
KARAR TARİHİ : 16.11.2006

Mahkemesi.:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ile vekilleri Av. ve . ile davalı vekilleri Av.. ile .’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya bir alışverişten dolayı aracılık ettiğini, alışverişe konu altın tozunun sahte çıkması üzerine verdiği paranın yarısını müvekkilinden tahsil etmek istediğini, bu nedenle müvekkillerinden zorla senet aldığını, senedin hiçbir ticari ilişkiye dayanmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının daha önce müvekkilinin yanında harita teknikeri olarak çalıştığını, davacının kayısı ticareti yapmak için müvekkilinden borç istediğini müvekkilinin borç para verip dava konusu senedi aldığını, davacının dava konusu senedin bedelini ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delilere göre davacıya senedin zorla imzalatıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davacının dava konusu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ikrah iddiasının tanıkla ispat edilebilecek olmasına, dinlenen davacı tanıklarının senedin imzalanması için ciddi şekilde davacının üzerine giderek senedi imzalattıklarına ilişkin beyanları gözetildiğinde senedin ikrah altında alındığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasınde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.11.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ikrah iddiası bakımından dinlenen tanık beyanları ve toplanan diğer delillere göre dava konusu senedin davacıya zorla imzalatıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir,
Dava konusu bononun düzenlenme nedeni bölümünde “nakden” ibaresi bulunmaktadır. Davalı, bononun verdiği borç para karşılığı düzenlendiğini savunmuştur. Bu durumda ispat külfeti davacıdadır. Davacı, iddiasını HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davacıların ileri sürdüğü vakıalar ikrah niteliğinde değildir. Bu nedenle olayda tanık dinlenemez. İddianın ispatı bakımından yazılı delil de sunulamamıştır.
O halde, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyoruz.