Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14981 E. 2023/2048 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14981
KARAR NO : 2023/2048
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2007 tarihli ve 2006/123 Esas, 2007/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5560 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2007 tarihli ve 2006/123 Esas, 2007/94 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 07.10.2009 tarihli ve 2009/13889 Esas, 2009/16659 Karar sayılı kararı ile “hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususu çerçevesinde değerlendirilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2010 tarihli ve 2009/362 Esas, 2010/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5560 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

4. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç üzerine, Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.09.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/611 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hüküm açıklanarak, 5560 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, suç kastının olmadığına, fazla ceza verildiğine vesaireye ilişkindir.

2. Cumhuriyet Savcısının (aleyhe) temyiz istemi, sanığın daha fazla hapis cezası alması gerektiğine vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde mağdurun, sanık ve temyiz dışı sanık … ile düğün salonunda karşılaştıkları, sanığın yumruk, …’un ise sopayla iştirak halinde mağduru yaraladıkları belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Adlî Tıp Kurumu Manisa Şube Müdürlüğünün, 17.05.2007 tarihli raporuna göre, mağdurun, “kafa oksipital bölgede sağ ortadan iç içe geçmiş T şeklinde kesinin 3 cm’e 3 cm yaklaşık boyutlarında olduğu, oksipital solda yaklaşık 1 cm’lik cilt altı kesi derinliklerinin 0,5 cm’den az olduğu, sağ göz altında ve kapağında ekimotik alanlar, burunda şişlik ve şekil bozukluğu, sağ omuzda …” bulunduğu, yaralanmanın, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, nazal kemikteki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin en az hafif (1) derece, en çok orta (2) derece nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

4. Kollukça tutulan tutanaklar, adlî sicil kaydı dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur Sıfatı
Mağdur, 28.04.2006 tarihli celsede şikayetten vazgeçtiğini beyan etmesine rağmen, gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.

B. Tebliğname
1. 19.12.2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5560 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre;
“Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması hâlinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur”
Hükmü bulunmaktadır.

2. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

(d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
Geçmesiyle düşer.”

Aynı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.”
Hükmü bulunmaktadır.

3. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; suç tarihi olan 14.01.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 22 yıl 6 ay olağanüstü dava zamanaşımı süresine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi 13.04.2010 ile ikinci suç tarihi olan 16.01.2014 arasındaki 3 yıl 9 ay 3 günlük durma süresi de eklendiğinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.

C. Sanığın Fazla Ceza Tayin Edildiğine ve Suç Kastı Olmadığına Dair Temyiz Nedenleri
1. Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki anlatım ve üçüncü paragrafındaki adlî rapor içeriği dikkate alındığında, 5560 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın, bilerek ve isteyerek mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Cumhuriyet Savcısının Eksik Ceza Tayin Edildiğine Dair Temyiz Nedeni
Cumhuriyet Savcısı, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ve yaralama esnasında sopa kullanılması nedeniyle eksik ceza tayin edildiği gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuş ise de, 5560 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü maddesinde kemik kırığı mevcut olması durumunda müstakilen cezalandırma ön görüldüğü, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanamayacağı, Olay ve Olgular başlığının üçüncü paragrafına göre kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi en az hafif (1) derece, en çok orta (2) derece nitelikte olduğu, bu nedenle alt sınırdan ceza tayini şeklinde Mahkemece yapılan uygulamada, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Sanık ve Cumhuriyet Savcısının Vesaireye Yönelen Temyiz Nedenleri
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.09.2021 tarihli ve 2021/268 Esas, 2021/611 Karar sayılı kararında sanık ve Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.